Saudel Tayfunu'nun Çin'in doğu kıyılarına yaklaşmasıyla birlikte Zhejiang ve Fujian eyaletlerindeki havalimanları teyakkuz halinde. Çarşamba günü karaya ulaşması beklenen tayfun nedeniyle çok sayıda uçuş ve feribot seferi iptal edildi. Özellikle Tayvan ve Hong Kong'da hava trafiği önemli ölçüde aksadı. Tayfun, Çarşamba sabahı Doğu Çin Denizi'ne girdi ve güçlü rüzgar ve yoğun yağışları da beraberinde getirdi.
Havalimanlarında aksama ve tedbirler
Zhejiang ve Fujian'daki havalimanları, tayfunun potansiyel etkilerine karşı hazırlıklarını artırdı. Çin Sivil Havacılık İdaresi, uçuşların ertelenebileceği veya iptal edilebileceği konusunda yolcuları bilgilendirdi. Bazı havayolları, güvenlik gerekçesiyle uçuş tarifelerinde düzenlemeye giderek önceden planlanan seferleri iptal etti. Bölgedeki limanlarda da feribot seferleri geçici olarak durduruldu. Yetkililer, tayfunun karaya ulaşmasının ardından sel ve toprak kayması risklerine karşı uyardı.
Tayvan'ın başkenti Taipei'deki Taoyuan Havalimanı'nda rötarlar yaşanırken, yaklaşık 30 uluslararası uçuş iptal edildi. Hong Kong'da ise bazı iç hat uçuşları iptal edildi ve deniz taşımacılığında da aksamalar kaydedildi. Meteoroloji yetkilileri, tayfunun şiddetinin zaman zaman artabileceğini ve kıyı kesimlerde fırtına dalgalarına neden olabileceğini belirtti.
Bölgesel etkileri ve küresel bağlam
Saudel Tayfunu, Batı Pasifik havzasında görülen mevsimsel tayfun aktivitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle tayfunların sıklığında ve şiddetinde artış olabileceğine dikkat çekiyor. Çin, her yıl çok sayıda tayfuna maruz kalan bir ülke olarak afet yönetimi konusunda kapsamlı hazırlıklar yürütüyor. Bu tayfun, bölgedeki ekonomik faaliyetleri ve tedarik zincirlerini de kısa süreli de olsa etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Doğu Asya ile ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bu tür doğal afetler tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Tayfunun neden olduğu uçuş iptalleri ve liman kapanışları, bölgedeki ticaret hacmini geçici süreyle etkileyebilir. Türk iş dünyasının bu ülkelerle olan ticari bağları, iklim kaynaklı risklere karşı daha dirençli iş modelleri geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Türkiye'nin afet yönetimi alanındaki deneyimlerini bu tür durumlarda paylaşması, uluslararası iş birliğine katkı sağlayabilir.