Brezilya'nın en kalabalık kenti Sao Paulo, suçla mücadele bahanesiyle hayata geçirdiği yapay zeka destekli yüz tanıma sistemiyle tartışmaların odağında. Kent yönetimi, dünyanın en büyük belediye operasyonlu yüz tanıma ağını kurduğunu duyururken, insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, sistemin özellikle siyahi vatandaşları hedef aldığını ve ırksal profilleme yaptığını iddia ediyor. Hindistan, Çin, Hong Kong ve Birleşik Krallık gibi ülkeler de benzer teknolojileri belirsiz yasal çerçeveler altında kullanıma sokarken, Sao Paulo ölçek ve yoğunluk açısından diğer tüm kentleri geride bırakmış durumda.
Gözetim ağı nasıl işliyor?
Sao Paulo Belediyesi, 2023 yılında başlattığı "Akıllı Kent" projesi kapsamında 20 binin üzerinde kamerayı şehrin dört bir yanına yerleştirdi. Kameralar, gerçek zamanlı olarak yüzleri tarayıp polis veri tabanındaki fotoğraflarla karşılaştırıyor. Yetkililer, sistemin kayıp kişileri bulmak ve aranan suçluları yakalamak için tasarlandığını savunuyor. Ancak bağımsız araştırmacılar, yazılımın siyahi ve yoksul mahallelerinde çok daha sık eşleşme yaptığını, bu bölgelerde yaşayanların orantısız şekilde takip edildiğini ortaya koydu. Bir vakada, 14 yaşındaki siyahi bir çocuğun okul bahçesinde oynarken sistem tarafından "şüpheli" olarak işaretlenmesi büyük tepki çekti.
Brezilya Anayasa Hukuku Derneği, sistemin yasal dayanağının olmadığını ve Brezilya'nın Veri Koruma Yasası’nı ihlal ettiğini belirterek dava açtı. Kent yönetimi ise teknolojinin gönüllülük esasına dayandığını ve vatandaşların izni olmadan veri toplamadığını söylese de, uzmanlar kamusal alanda yapılan gözetimin rızanın mümkün olmadığı bir alan olduğunu vurguluyor.
Küresel eğilim ve insan hakları endişeleri
Sao Paulo’daki uygulama, dünya genelinde hızla yaygınlaşan yüz tanıma sistemlerinin bir yansıması. Çin, ülke çapında 600 milyondan fazla kamera ile en kapsamlı gözetim ağını kurarken, Hindistan Yeni Delhi metrosunda yüz tanıma kullanıyor. Hong Kong, 2019 protestolarının ardından benzer teknolojileri devreye alırken, Birleşik Krallık polisi 2020’den beri Londra’nın bazı bölgelerinde yüz tanıma denemeleri yapıyor. Avrupa Birliği ise Yapay Zeka Yasası ile yüz tanımanın kamuya açık alanlarda kullanımını sınırlamayı planlıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu teknolojilerin özellikle azınlık grupları hedef aldığını ve hatalı eşleşmelerin masum insanları suçlu durumuna düşürebileceğini uyarıyor.
Sao Paulo’daki sistemin maliyeti ise 100 milyon reali (yaklaşık 20 milyon dolar) aşmış durumda. Kent yöneticileri bu harcamanın suç oranlarını düşürerek kendini amorti edeceğini savunsa da, 2023 verilerine göre kentteki hırsızlık ve soygun vakalarında anlamlı bir düşüş kaydedilmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer yüz tanıma ve yapay zeka gözetim sistemlerini kamu güvenliği adı altında kullanan ülkeler arasında yer alıyor. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde MOBESE kameralarına entegre yüz tanıma yazılımları test ediliyor. Sao Paulo örneği, Türkiye’de de ırksal profilleme ve kişisel verilerin korunması konusunda benzer tartışmaları alevlendirebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile veri güvenliği standartları konusunda uyum süreci göz önüne alındığında, bu tür sistemlerin yasal çerçevesinin netleştirilmesi kritik önem taşıyor. Brezilya’daki gelişmeler, küresel ölçekte yapay zeka düzenlemelerine ilişkin tartışmaları da etkileyerek, Türkiye’nin bu alandaki mevzuat çalışmalarına ışık tutabilir.