1 Temmuz 2011'de, Çin'in en önemli iki kenti Şanghay ile Pekin arasında yüksek hızlı demiryolu hattı resmen işletmeye açıldı. 1.318 kilometrelik hat, seyahat süresini 4 saat 48 dakikaya indirirken, South China Morning Post (SCMP) muhabirleri Will Clem ve Shi Jiangtao, aynı gün hem tren hem de uçakla seyahat ederek iki ulaşım türünü karşılaştırdı. Uçak, toplam sürede treni geride bırakırken, tren konfor, esneklik ve çevresel etki açısından öne çıktı.
Gelişmenin Arka Planı
Hat, Çin'in 2004'te başlattığı Ulusal Yüksek Hızlı Demiryolu Ağı'nın en önemli parçalarından biriydi. Proje, 2008'de başladı ve 33,1 milyar ABD dolarına mal oldu. Hattın maksimum işletme hızı saatte 350 kilometre olarak belirlendi. Açılışla birlikte Pekin-Şanghay arası en hızlı tren yolculuğu 9 saatten 4 saat 48 dakikaya düştü. Hat üzerinde 24 istasyon bulunuyor ve günde 90'a yakın sefer düzenleniyor.
SCMP'nin karşılaştırmalı testinde, muhabirlerden biri sabah 06:20'de Pekin'den kalkan uçakla Şanghay'a gitti; diğeri ise aynı saatte Pekin Güney İstasyonu'ndan G1 numaralı trenle yola çıktı. Uçak yolculuğu 1 saat 55 dakika sürerken, havalimanına ulaşım ve bekleme süreleri eklendiğinde kapıdan kapıya toplam süre 4 saat 45 dakika oldu. Trenle yolculuk ise 4 saat 53 dakikada tamamlandı. Uçak yalnızca 8 dakika daha hızlıydı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yüksek hızlı tren, Çin'in ekonomik entegrasyonunu hızlandırdı. Şanghay ve Pekin gibi iki büyük şehir arasında iş, turizm ve ticaret akışını artırdı. Hattın devreye girmesiyle, iç hat uçuşlarında %20'ye varan düşüş yaşandı. Bu durum, karbon emisyonlarının azaltılmasına da katkı sağladı. Çin, 2020'de 38.000 kilometreye ulaşan yüksek hızlı demiryolu ağıyla dünyada bu alanda lider konuma geldi. Proje, aynı zamanda Çin'in altyapı yatırımlarıyla ekonomik büyümeyi destekleme stratejisinin bir örneği oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin'in bu başarılı örneğinden ders çıkarabilir. Türkiye'de Ankara-İstanbul hızlı tren hattı benzer bir dönüşüm yarattı, ancak ağın genişlemesi ve şehirler arası entegrasyon açısından Çin'in gerisinde kalındı. Çin deneyimi, yüksek hızlı demiryolunun kısa mesafeli uçuşları ikame ederek hem zaman kazandırdığını hem de çevre dostu olduğunu gösteriyor. Türkiye, Orta Koridor girişimi kapsamında Çin'le ulaşım altyapısında iş birliği yapabilir. Ayrıca hızlı tren ağını genişleterek ekonomik entegrasyonu ve turizmi teşvik edebilir.