İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Peru'da düzenlenen genel seçimlerin ikinci turunda sağcı aday Keiko Fujimori'nin zaferini tanımayacağını açıkladı. Sol görüşlü Pedro Castillo'yu destekleyen Sanchez, seçim sonuçlarına itiraz ederek 119 yabancı konsolosluktan gelen oyların geçersiz sayılmasını talep etti. Peru'da haftalardır süren seçim belirsizliği, her iki adayın da zafer ilan etmesiyle daha da karmaşık bir hal aldı. Ulusal Seçim Kurulu (JNE) henüz nihai sonuçları açıklamazken, uluslararası toplum da gelişmeleri endişeyle takip ediyor.
Gelişmenin arka planı
Peru'daki ikinci tur seçimlerinde 50 milyona yakın seçmen sandık başına gitti. Ancak oy sayımının yavaş ilerlemesi ve iki aday arasındaki puan farkının oldukça dar olması, sonuçların netleşmesini geciktirdi. Resmi olmayan sonuçlara göre, Castillo oyların yüzde 50.2'sini alırken, Fujimori yüzde 49.8'de kaldı. Fujimori'nin itirazları üzerine JNE, 119 konsoloslukta oy kullanan Peruluların oylarının geçerliliğini sorgulamaya başladı. Sanchez, bu gelişmeyi 'demokratik olmayan bir müdahale' olarak nitelendirdi ve bu oyların iptal edilmesi halinde sonucu tanımayacaklarını vurguladı.
Castillo, kırsal kesimde ve yoksul bölgelerde güçlü bir destek alırken, Fujimori başkent Lima ve kıyı şehirlerinde önde gidiyor. Seçimlerde kullanılan elektronik oy verme sistemindeki sorunlar da tartışmaları körüklüyor. Gözlemciler, sürecin şeffaf işlemediğini ve her iki tarafın da güvenini kazanmak için daha fazla çaba gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Peru'daki siyasi kriz, Latin Amerika'da sol dalganın yeniden yükseldiği bir döneme denk geliyor. Castillo'nun seçilmesi halinde, Şili'deki Gabriel Boric ve Brezilya'da Lula da Silva'nın güçlenmesiyle birlikte bölgede sol eğilimli hükümetlerin sayısı artacak. Fujimori ise serbest piyasa yanlısı politikaları ve ABD ile yakın ilişkileriyle biliniyor. Uluslararası medyada, seçim sonucunun Peru'nun dış politikasında önemli değişikliklere yol açabileceği yorumları yapılıyor. Özellikle Çin ve Rusya'yla ilişkilerin yeniden şekillenmesi bekleniyor. Bu bağlamda, İspanya gibi Avrupa ülkelerinin tutumu da kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki seçim sonuçları, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, Latin Amerika'da yaşanacak olası bir sol dönüşüm bölgesel dengeleri değiştirebilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabasında. Castillo'nun seçilmesi halinde, bölgedeki sol hükümetlerle ortak bir zemin bulunması mümkün olabilir. Ancak siyasi istikrarsızlık, Türk şirketlerinin Peru'ya yatırım yapma isteğini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, seçim sürecinin demokratik normlara uygun işlemesi, uluslararası alanda bir örnek teşkil edecek ve Türkiye'nin demokrasi vurgusunu destekleyecektir.