Suriye hükümetinin başkent Şam’da inşa etmeyi planladığı yeni uluslararası havaalanı projesi, bölgede bulunan binlerce mezarın taşınmasını gündeme getirdi. 2025 yılında yapılan bir araştırma, Mezzeh Askeri Cezaevi’nde hayatını kaybedenlere ait iki olası toplu mezar alanını tespit etmişti. Havaalanı projesinin bu alanları kapsaması, başta kurban aileleri olmak üzere geniş kesimlerin tepkisine yol açtı.
Projenin Arka Planı ve Mezzeh Cezaevi’nin Gölgesi
Şam’ın güneybatısında, Mezzeh askeri havaalanının hemen yanında planlanan yeni sivil havaalanı, Suriye’nin savaş sonrası yeniden inşa çabalarının bir parçası olarak sunuluyor. Ancak bölge, aynı zamanda 1980’lerden bu yana binlerce siyasi mahkumun tutulduğu ve işkence gördüğü Mezzeh Askeri Cezaevi’ne ev sahipliği yapıyor. 2025’te uluslararası bir araştırma ekibi, uydu görüntüleri ve tanık ifadelerine dayanarak cezaevi yakınlarında iki toplu mezar alanı olduğunu ortaya koymuştu. Bu mezarların, cezaevinde hayatını kaybeden veya infaz edilen mahkumlara ait olduğu düşünülüyor.
Suriye hükümeti, havaalanı projesinin “ülkenin ekonomik canlanması için kritik” olduğunu savunurken, mezarların taşınması konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak yerel kaynaklar, bölgede hafriyat çalışmalarının başladığını ve bazı mezarların kimlik tespiti yapılmadan taşındığını iddia ediyor. Bu durum, ailelerin kayıplarının akıbetini öğrenme umutlarını da yok edebilir.
Uluslararası Tepkiler ve Adalet Arayışı
İnsan hakları örgütleri, projenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, toplu mezarların korunması ve kimlik tespiti çalışmalarının yapılması çağrısında bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü ve Suriye İnsan Hakları Ağı gibi kuruluşlar, Suriye hükümetine mezarların yerini değiştirmeden önce bağımsız bir komisyon kurulması ve ailelerin bilgilendirilmesi gerektiğini iletti. BM de konuyu yakından izlediğini açıklarken, henüz resmi bir girişimde bulunulmadı.
Proje, Suriye’nin yeniden inşası için uluslararası yatırımcıları çekme hedefiyle çelişiyor. Ülke, iç savaşın ardından ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyor ve altyapı projeleri büyük önem taşıyor. Ancak geçmişte işlenen insan hakları ihlalleriyle ilgili adalet talepleri, bu tür projelerin önünde ciddi bir engel oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye’deki gelişmeler, Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor. Yeni havaalanı projesi, bölgesel ulaşım ve ticaret yollarını etkileyebilir. Türkiye, Suriye’nin yeniden inşasında aktif rol almak istiyor; ancak toplu mezar tartışmaları, uluslararası kamuoyunda Suriye yönetimine yönelik baskıları artırabilir. Bu durum, Türkiye’nin Suriye politikasını şekillendirirken insan hakları boyutunu da dikkate alması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, mezarların taşınması, Suriyeli mültecilerin geri dönüş sürecinde travmaları derinleştirebilir ve toplumsal barışı zedeleyebilir.