Yirmi yılı aşkın süredir ertelenen ve Nijerya’nın doğalgazını Nijer üzerinden Cezayir’e, oradan da Avrupa’ya taşıması öngörülen dev Sahra Ötesi Doğalgaz Boru Hattı (TSGP) projesi, bu ay Cezayir kesiminin inşasına yeniden başlandığının duyurulmasıyla tekrar gündeme geldi. Tamamlandığında Avrupa’nın enerji arz güvenliğini kökten değiştirebilecek olan hat, aynı zamanda Afrika ülkeleri arasında ekonomik entegrasyonu da hızlandırabilir.
Projenin Geçmişi ve Mevcut Durum
İlk kez 2000’li yılların başında gündeme gelen TSGP, Nijerya’nın güneyindeki delta bölgesinden başlayarak Nijer üzerinden Cezayir’in kuzeyine, oradan da Avrupa’ya doğalgaz taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 4.000 kilometrelik devasa bir güzergahı kapsayan proje, hem mühendislik zorlukları hem de siyasi ve güvenlik riskleri nedeniyle defalarca ertelendi. Ancak bu ay Cezayir Ulusal Hidrokarbonlar Kurumu (Sonatrach) tarafından yapılan açıklamaya göre, hattın Cezayir topraklarındaki 7. bölümünü oluşturan yaklaşık 660 kilometrelik kısmın inşasına yeniden başlandı. Bu bölüm, hattın Cezayir sınırları içindeki toplam uzunluğunun çok küçük bir kısmını oluştursa da, projenin somut bir ilerleme kaydettiğine dair en önemli işaret olarak değerlendiriliyor.
Küresel ve Bölgesel Etkileri
TSGP’nin tam kapasiteye ulaştığında yılda 30 milyar metreküp doğalgaz taşıması bekleniyor. Bu miktar, Avrupa Birliği’nin toplam doğalgaz ithalatının yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Ukrayna savaşı sonrası Rus gazına bağımlılığı azaltmaya çalışan AB için bu proje stratejik önem taşıyor. Ayrıca hat, Nijerya, Nijer ve Cezayir arasında enerji işbirliğini derinleştirirken, yerel ekonominere de önemli katkılar sağlayabilir. Ancak projenin önünde hâlâ büyük engeller var: Sahra Çölü’nün zorlu koşulları, Nijer’deki siyasi istikrarsızlık ve terör tehditleri, maliyetin 13 milyar doları aşması, ortak ülkeler arasındaki güven sorunları. Yine de son gelişmeler, Afrika’nın enerji potansiyelinin küresel piyasalara entegrasyonunda yeni bir dönemin işareti olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
TSGP, doğrudan Türkiye’yi kapsamasa da, Avrupa’ya alternatif bir gaz koridoru oluşturması nedeniyle Türkiye’nin enerji jeopolitiğindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Mevcut durumda Türkiye, Avrupa’ya gaz sevkiyatında önemli bir transit ülke (TANAP, TürkAkım). TSGP’nin devreye girmesi, Avrupa’nın gaz arzını çeşitlendirerek Türkiye’nin elini güçlendirebileceği gibi, rekabeti de artırabilir. Ayrıca Türkiye, Afrika ülkeleriyle enerji işbirliğini geliştirmek için bu projeyi bir fırsat olarak görebilir ve ilerleyen aşamalarda lojistik veya teknik destek sağlayabilir. Orta vadede Türk firmalarının Sahra altı enerji yatırımlarına ilgisi artabilir.