İngiltere Sağlık Bakanı James Murray, Shrewsbury ve Telford Hastaneleri'nde (SaTH) yaşanan doğum skandalı kapsamında, bağımsız soruşturma komisyonuna ifade vermeyi reddeden sağlık personeli hakkında hukuki danışmanlık talep etti. Murray, skandalın mağduru ailelerle görüştükten sonra 'donup kaldığını' ve bu ihmaller zincirinin bir daha yaşanmaması için her türlü adımı atacağını belirtti. Soruşturma kapsamında, geçmişte hastanede görev yapmış bazı doktor ve hemşirelerin, disiplin cezası veya yasal yaptırım korkusuyla ifade vermekten kaçındığı bildirildi.
Gelişmenin arka planı
Skandal yıllar sonra ortaya çıktı: 2000'li yılların başından itibaren Shrewsbury ve Telford Hastaneleri'nde doğum yapan yüzlerce kadın ve bebek, önlenebilir hatalar nedeniyle hayatını kaybetti veya ciddi sağlık sorunları yaşadı. 2022'de yayımlanan bağımsız rapor, 2000-2019 yılları arasında en az 201 bebek ve 9 annenin ölümünün önlenebilir olduğunu ortaya koydu. Raporda, hastane yönetiminin sistematik ihmali, personel eksikliği ve güvenlik protokollerinin uygulanmaması suçlamaları yer aldı.
Sağlık Bakanı Murray, soruşturma komisyonuna ifade vermeyi reddeden dokuz sağlık çalışanı olduğunu doğruladı. Bunlardan bazıları eski çalışanlar, bazıları ise halen NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) bünyesinde görev yapıyor. Murray, 'Bu ihmallerin failleri, ne kadar yüksek mevkide olurlarsa olsunlar, hesap vermelidir' dedi. Bakan, personelin ifade vermeye zorlanıp zorlanamayacağı konusunda hukuki danışmanlık istediğini de sözlerine ekledi.
Olay, NHS'nin krizdeki güvenilirliğini bir kez daha sorgulatıyor. İngiltere'de sağlık hizmetlerinde yaşanan benzer skandallar (örneğin Morecambe Körfezi skandalı) kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve sağlık sisteminde köklü reform taleplerine yol açmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu skandal, gelişmiş ülkelerde bile sağlık sistemlerindeki zafiyetlerin ve hesap verme mekanizmalarının ne kadar kırılgan olabileceğini göstermesi açısından önem taşıyor. İngiltere örneği, dünya çapında sağlık politikalarının yeniden gözden geçirilmesine yol açabilecek bir ders niteliğinde. Avrupa Birliği üyesi olmayan ancak Avrupa ile sıkı sağlık işbirliği içindeki İngiltere, bu tür skandallarla mücadelede şeffaflık ve yaptırım konusunda örnek teşkil ediyor.
Öte yandan, skandalın büyümesi İngiltere'de siyasi tartışmaları da tetikledi. Muhalefet partileri, hükümeti NHS'deki personel krizine ve ihmallere karşı yeterli önlem almamakla suçluyor. Sağlık Bakanı'nın hamlesi, bu suçlamaları bertaraf etmeye yönelik olsa da, uzmanlar bu tür skandalların kök nedeninin sistemik olduğunu ve bireysel soruşturmalarla çözülemeyeceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de sağlık alanında yaşanan benzer tartışmalar açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye'de kamu hastanelerinde zaman zaman dile getirilen ihmal ve hata iddiaları, benzer bir şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizması gerektiriyor. İngiltere'deki skandalın ardından Bakanlığın hukuki yollara başvurması, sağlık çalışanlarının ifade vermekten kaçınamayacağı bir sistemin inşasına yönelik adım olarak değerlendirilebilir. Türkiye açısından, sağlık hizmetlerinde yaşanabilecek benzer ihmallerin önlenmesi ve mağdur ailelerin adalete erişiminin kolaylaştırılması için bu tür uluslararası örneklerden ders çıkarılması önem taşıyor.