Kolombiya'da düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, sağ popülist aday ve eski iş insanı Abelardo de la Espriella, 'El Tigre' lakaplı siyasetçi, solcu rakibi Maria Clara Santos'u yüzde 50,6'ya karşı yüzde 49,4 gibi dar bir farkla mağlup etti. Seçim kampanyası boyunca 'Kolombiya'yı yeniden büyük yapmak' sloganını kullanan de la Espriella, özellikle kırsal kesimdeki oylarla zafere ulaştı. Resmi olmayan sonuçlara göre, sandıkların yüzde 98'i sayıldığında, aday arasındaki fark sadece 120 bin oy olarak kayıtlara geçti. Seçim süreci boyunca güvenlik endişeleri gölgesinde geçen oylamada, bazı bölgelerde silahlı grupların seçmenleri sindirme girişimleri rapor edilmişti.
Arka Plan: Popülizmin yükselişi ve geleneksel siyasetin çöküşü
Abelardo de la Espriella, Kolombiya siyasetine tamamen yabancı bir isim değil; ancak 2022'de kurduğu 'Kolombiya Önce' partisiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Eski bir medya patronu olan de la Espriella, kampanyasını sosyal medya üzerinden yürüterek, özellikle genç ve kentli seçmenler arasında popülerlik kazandı. Trump tarzı söylemleriyle Kolombiya'daki yolsuzluk ve güvensizlik sorunlarına kesin çözümler vaat etti. Rakibi Santos ise mevcut Başkan Gustavo Petro'nun desteklediği, daha ılımlı sol çizgide bir adaydı. Petro'nun popülaritesinin düşmesi ve ekonomik sıkıntılar, Santos'un işini zorlaştırdı.
Seçim kampanyasının en çarpıcı anlarından biri, de la Espriella'nın bir mitinginde 'Şimdi sıra Kolombiya'da' diyerek Trump'ın seçim zaferine atıfta bulunmasıydı. Bu söylem, özellikle kırsal bölgelerdeki muhafazakar seçmenlerde yankı buldu. Ayrıca, güvenlik vaatleri arasında orduyu yeniden yapılandırmak ve FARC ayrılıkçılarına karşı daha sert önlemler almak da vardı. Ekonomi politikaları ise vergi indirimleri ve yabancı yatırımı teşvik etmeye odaklanıyordu.
Küresel Boyut: Latin Amerika'da sağa kayış ve ABD etkisi
De la Espriella'nın zaferi, Latin Amerika'da son yıllarda görülen sağ popülist dalganın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Brezilya'da Bolsonaro, Arjantin'de Milei ve Peru'da benzer eğilimlerin ardından Kolombiya da bu akıma katılmış oldu. Analistler, bu durumun bölgede sol blokun zayıflamasına yol açabileceğini belirtiyor. De la Espriella'nın Trump'a olan yakınlığı, ABD ile ilişkilerin yeni bir boyut kazanacağının sinyalini veriyor. Seçim sonuçları, özellikle göç ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi konularda ABD ile daha sıkı işbirliğine gidilmesini bekleniyor.
Öte yandan, Çin ve Rusya gibi ülkeler, Kolombiya'nın yeni çizgisini yakından izliyor. De la Espriella'nın Çin'e karşı daha sert bir tutum alması ve ABD ile yakınlaşması, Latin Amerika'daki jeopolitik dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, Brezilya ve Arjantin'deki sağ hükümetlerle işbirliği, bölgesel ticaret bloklarında yeni dinamikler yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki bu seçim sonucu, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Kolombiya, Latin Amerika'da Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olmasa da, bölgedeki jeopolitik kaymalar Ankara'nın çok taraflı dış politikasını etkileyebilir. De la Espriella'nın ABD yanlısı tutumu, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde bir denge unsuru olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, sağ popülist dalganın yayılması, Türkiye'nin benzer siyasi hareketlerle diyaloğunu güçlendirebilir. Ekonomik olarak ise, Kolombiya'daki istikrarsızlık potansiyeli, Latin Amerika'ya yönelik Türk yatırımcılar için risk faktörü oluşturabilir. Sonuç olarak, bu gelişme küresel sağ popülizm eğilimleri bağlamında izlenmeye değerdir.