Trablus’ta Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen siyasi süreç hız kazanırken, Libya’nın doğusundaki güçlü askeri figür Halife Haftar’ın oğlu Saddam Haftar, ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak için sahne alıyor. ABD’nin ulusal birlik hükümeti kurulması yönündeki çabalarına paralel olarak Saddam, başkanlık yarışının en güçlü adayı olarak öne çıkmaya çalışıyor. 2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden bu yana istikrarsızlıkla boğuşan Libya’da, Saddam Haftar’ın yükselişi, ülkenin petrol zengini doğusundaki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir.
Siyasi Miras ve Askeri Arka Plan
Saddam Haftar, Libya Ulusal Ordusu (LNA) komutanı Halife Haftar’ın oğlu olarak, babasının kontrolündeki bölgelerde önemli bir askeri ve siyasi nüfuza sahip. Son yıllarda kamuoyu önünde daha görünür hale gelen Saddam, özellikle Bingazi merkezli yönetimde kilit rol oynuyor. Babasının sağlık sorunları ve siyasi geleceği belirsizliğini korurken, Saddam’ın kendisini cumhurbaşkanlığına hazırladığı yönünde işaretler artıyor. Libya’da 2021’de planlanan ancak iptal edilen seçimlerin ardından, yeni bir seçim takvimi için çabalar sürüyor. Saddam Haftar, bu süreçte hem askeri gücü hem de kabile bağlantılarını kullanarak meşruiyet arayışında.
ABD’nin Rolü ve Birleşik Hükümet Çabaları
ABD, Libya’da kalıcı bir siyasi çözüm için taraflar arasında arabuluculuk yapıyor. Washington’un önceliği, ülkenin doğusu ve batısı arasındaki bölünmeyi sona erdirecek bir ulusal birlik hükümeti kurulması. Bu kapsamda ABD’li diplomatlar, Halife Haftar ve Trablus’taki rakip yönetimin temsilcileriyle temaslarını sürdürüyor. Ancak Saddam Haftar’ın yükselişi, bu çabaları zora sokabilir; zira batıdaki gruplar, Haftar ailesinin artan etkisinden endişe duyuyor. ABD’nin, Saddam’ı meşru bir siyasi aktör olarak görüp görmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Son dönemde bazı Amerikalı yetkililerin Saddam ile görüştüğü iddia edilse de, resmi makamlar bu konuda açıklama yapmaktan kaçınıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya, Akdeniz’in güneyinde stratejik bir konumda ve büyük petrol rezervlerine sahip. Ülkedeki istikrarsızlık, enerji piyasalarını ve bölgesel güvenliği doğrudan etkiliyor. Saddam Haftar’ın olası bir adaylığı, Mısır ve BAE gibi Haftar’a destek veren ülkeler tarafından memnuniyetle karşılanabilir. Öte yandan Türkiye, Katar ve İtalya gibi ülkeler, Trablus hükümetine verdikleri destekle denge politikası izliyor. Birleşmiş Milletler, Libya’da barışçıl bir geçiş için tüm tarafları diyaloga çağırıyor. Ancak askeri güçlerin siyasi sürece müdahalesi, kalıcı bir çözümü zorlaştırıyor. Saddam’ın cumhurbaşkanlığı ihtimali, ülkedeki milisler ve siyasi gruplar arasında yeni ittifaklar ve çatışmalar doğurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne verdiği destekle biliniyor ve Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımı anlaşmaları çerçevesinde Libya’nın istikrarını kendi güvenliği için kritik görüyor. Saddam Haftar’ın yükselişi, Ankara’nın Libya politikası açısından risk oluşturabilir; zira Haftar ailesi, Türkiye’nin bölgedeki rakipleriyle yakın ilişkilere sahip. Olası bir Saddam yönetimi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kazanımlarını tehlikeye atabilir ve bölgesel dengeyi değiştirebilir. Bu nedenle Türkiye, Libya’daki siyasi süreci dikkatle izleyerek, kendi çıkarlarını koruyacak diplomatik girişimlerde bulunması gerekebilir.