Dünya 2 numarası Aryna Sabalenka, ABD Açık çeyrek finalinde ev sahibi Jessica Pegula'yı 6-4, 6-4'lük setlerle mağlup ederek üst üste üçüncü ABD Açık şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştı. Belaruslu tenisçi, Arthur Ashe Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada etkili servisleri ve agresif oyunuyla rakibine set vermedi.
Turnuvanın favorisi konumunda
Sabalenka, bu galibiyetle birlikte 2023 ve 2024 yıllarında kazandığı ABD Açık şampiyonluklarının ardından üçüncü kez üst üste finale çıkma yolunda önemli bir engeli aştı. Turnuva boyunca gösterdiği istikrarlı performans, onu şampiyonluk için en güçlü aday konumuna getirdi.
Pegula ise ev sahibi seyirci önünde mücadele etmesine rağmen, Sabalenka'nın güçlü oyununa karşı koyamadı. Özellikle ilk sette servis kırma fırsatlarını değerlendiremeyen Pegula, ikinci sette de benzer bir senaryoyla karşılaştı.
Dünya sıralamasındaki durum
Sabalenka, bu turnuvadaki performansıyla dünya sıralamasındaki yerini koruyor ve hatta zirveye daha da yaklaşabilir. Mevcut sıralamada Iga Swiatek'in ardından ikinci sırada bulunan Sabalenka, ABD Açık'ta şampiyon olması halinde puanını artırarak liderlik koltuğunu zorlayabilir.
Tenis dünyasında Sabalenka'nın bu başarısı, onun sert kortlardaki hakimiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Son yıllarda sert kort turnuvalarında gösterdiği performans, onu bu alanda en tehlikeli rakiplerden biri haline getirdi.
Yarı finaldeki rakibi
Sabalenka, yarı finalde Çekyalı Marketa Vondrousova ile karşılaşacak. Vondrousova, çeyrek finalde gösterdiği performansla dikkat çekerken, Sabalenka'nın bu maçta da favori olduğu düşünülüyor. Ancak tenis severler, sürprizlere açık bir spor olduğu için yarı finalin de çekişmeli geçmesini bekliyor.
Turnuvanın diğer yarı finalinde ise Iga Swiatek ile Coco Gauff karşı karşıya gelecek. Bu eşleşme, turnuvanın finali kadar merakla beklenen bir mücadele olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de tenis sporu son yıllarda artan bir ilgi görse de, uluslararası arenada henüz üst düzey başarılar elde edilemedi. Sabalenka'nın başarısı, Türk tenisçiler için bir motivasyon kaynağı olabilir. Özellikle genç yeteneklerin yetiştirilmesi ve altyapı yatırımlarının artırılması halinde, Türkiye'nin de ilerleyen yıllarda Grand Slam turnuvalarında temsil edilmesi mümkün görünüyor. Ayrıca, bu tür organizasyonların Türkiye'de düzenlenmesi, hem spor turizmine hem de ülke tanıtımına katkı sağlayabilir.