İrlanda merkezli düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair, Avrupa Birliği (AB) içinde faaliyet göstermek için gereken mülkiyet ve kontrol koşullarını ihlal ettiği iddialarına karşı çıkarak, soruşturmanın arkasında rakipleri Air France ve Lufthansa'nın olduğunu ima etti. Şirket, Avrupa Komisyonu'nun kendisine yönelik incelemesinin siyasi motivasyonlu olduğunu ve Fransız-Alman havayolu devlerinin rekabet avantajı sağlamak için baskı yaptığını savunuyor.
Soruşturmanın Arka Planı
Avrupa Komisyonu, Ryanair'in AB vatandaşlarına ait olma ve etkin kontrol koşullarını karşılayıp karşılamadığını araştırıyor. AB yasalarına göre, Birlik içinde faaliyet gösteren havayollarının çoğunluk hissesinin AB vatandaşlarında olması ve şirketin fiili kontrolünün de AB ülkelerinde bulunması gerekiyor. Ryanair, hisse yapısının bu koşullara uygun olduğunu savunsa da, Komisyon'un şirketin gerçek sahiplik yapısını ve yönetim kontrolünü daha yakından incelemek istediği belirtiliyor.
Ryanair CEO'su Michael O'Leary, yaptığı açıklamada, soruşturmanın "Air France ve Lufthansa'nın yoğun lobi faaliyetleri sonucu" başlatıldığını öne sürdü. O'Leary, bu iki şirketin pandemi döneminde devletlerden milyarlarca euro yardım alarak haksız rekabet yarattığını, şimdi ise Ryanair'i hedef alarak kendi hatalarını örtbas etmeye çalıştıklarını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Avrupa havacılık sektöründe uzun süredir devam eden rekabet gerilimini gözler önüne seriyor. COVID-19 salgını sırasında Air France-KLM ve Lufthansa, Fransız ve Alman hükümetlerinden sırasıyla 7 milyar euro ve 9 milyar euro tutarında devlet yardımı almıştı. Ryanair ise bu yardımlara karşı AB mahkemelerinde davalar açmış, ancak çoğunu kaybetmişti. Şimdi ise kendi sahiplik yapısının sorgulanması, şirketin AB içindeki operasyonlarını riske atabilir. Eğer Komisyon, Ryanair'in kuralları ihlal ettiği sonucuna varırsa, şirketin AB içi uçuş hakları kısıtlanabilir veya para cezasına çarptırılabilir.
Öte yandan, Ryanair'in savunması, AB'nin havayolu sahiplik kurallarının ne kadar güncel olduğu tartışmasını da alevlendiriyor. Brexit sonrası İngiliz hissedarların durumu, AB havayolları için yeni bir belirsizlik yaratmıştı. Ryanair, İngiliz hissedarların paylarının azaltılması için adımlar atmıştı, ancak Komisyon'un bu adımları yeterli bulmadığı iddia ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ryanair-Air France-Lufthansa gerilimi, Avrupa havacılık pazarındaki rekabetin Türkiye'yi de dolaylı olarak etkileyebileceğini gösteriyor. Türk Hava Yolları (THY), Avrupa'nın en büyük havayollarından biri olarak benzer sahiplik ve kontrol kurallarına tabi. AB'nin Ryanair'e yönelik tutumu, THY'nin Avrupa operasyonları için emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Avrupa'daki devlet yardımları ve rekabet düzenlemeleri, Türkiye'nin havacılık sektörüne yönelik AB politikalarını da etkileyebilir. THY'nin Brexit sonrası İngiliz ortaklığı ve AB'deki yatırımları açısından bu tür soruşturmalar dikkatle izlenmeli.