Ukrayna'nın başkenti Kiev, Perşembe günü sabah saatlerinde Rusya'nın düzenlediği yoğun füze ve drone saldırısının ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Saldırıda Solomianskyi semtinde çok sayıda bina hasar görürken, ilk belirlemelere göre en az 4 kişi hayatını kaybetti, 40'tan fazla kişi de yaralandı. Kent sakinleri, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte enkaz yığınlarına dönen binaların önünde bir yandan kayıplarını ararken, bir yandan da evlerinden geriye kalanları kurtarmaya çalışıyor. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi ekipleri, arama kurtarma çalışmalarını aralıksız sürdürürken, bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.
Gelişmenin arka planı
Rusya ordusu, gece yarısından hemen sonra başkent Kiev dahil birçok Ukrayna kentine yönelik geniş çaplı bir saldırı başlattı. Saldırıda balistik füzeler, seyir füzeleri ve çok sayıda insansız hava aracı (İHA) kullanıldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, 12 balistik füze, 30'dan fazla seyir füzesi ve yaklaşık 40 İHA'nın imha edildiğini duyurdu. Ancak bazı füzeler ve İHA'lar hava savunma sistemlerini aşarak kent merkezine ulaştı.
Solomianskyi semti, Kiev'in batısında yer alan ve hem konutları hem de sanayi tesislerini barındıran yoğun nüfuslu bir bölge. Saldırıda özellikle 9 katlı bir apartman binası ve bitişiğindeki bir alışveriş merkezi hedef alındı. Patlamanın etkisiyle bina tamamen yıkılırken, çevredeki birçok yapıda da hasar meydana geldi. Yangınlar, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı kınayarak, Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarını sürdürdüğünü ve bunun bir terör eylemi olduğunu belirtti. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko da bölgeyi ziyaret ederek, belediyenin hasar tespit çalışmalarına başladığını ve etkilenen ailelere geçici barınma sağlanacağını açıkladı.
Bölgesel veya küresel boyut
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, savaşın üçüncü yılına girerken yoğunlaşarak devam ediyor. Son haftalarda Rus ordusu özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırırken, Ukrayna'nın doğusunda da karadan ilerlemeye çalışıyor. Batılı ülkelerin sağladığı hava savunma sistemleri, Ukrayna'nın hayatta kalmasında kritik rol oynuyor. Ancak analistler, Rusya'nın yıpratma savaşı stratejisiyle Ukrayna'nın hem askeri hem de sivil direncini kırmayı hedeflediğini belirtiyor.
Saldırı, uluslararası toplumdan da tepki çekti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarının savaş suçu olduğunu vurgularken, Avrupa Birliği de Ukrayna'ya destek mesajı yayımladı. Öte yandan, Rusya'nın bu saldırıları, Ukrayna'ya yönelik askeri ve mali yardımların devam etmesi konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor. Özellikle ABD'de Ukrayna'ya yönelik yardım paketinin onaylanma süreci, Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle aylardır tıkanmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyen bir gelişme. Karadeniz'deki güç dengeleri, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından bu savaşın seyri kritik öneme sahip. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek veriyor hem de Rusya ile diyaloğunu sürdürüyor. Ancak Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırması, Karadeniz'deki güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki rolü ve enerji hatlarının güvenliği, bu süreçte daha da önem kazanıyor. Ankara'nın, savaşın sona erdirilmesi için yürüttüğü arabuluculuk girişimleri, bu tür saldırıların yaşandığı bir ortamda daha da zorlaşıyor.