Rusya, Pazartesi günü Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik yoğun bir füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenledi. Saldırıda en az 24 kişi hayatını kaybederken, 100’den fazla kişi yaralandı. Bu, Rus kuvvetlerinin bir hafta içinde Kiev’e gerçekleştirdiği ikinci büyük saldırı olarak kayıtlara geçti. Saldırı, NATO’nun kritik bir zirvesinin arifesinde gerçekleşti. Zirvede Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin müttefiklerden daha güçlü destek talebinde bulunması bekleniyor.
Saldırının detayları ve can kaybı
Ukrayna acil servisleri, sabah saatlerinde başlayan saldırıda Kiev’in çeşitli bölgelerine onlarca füze ve İHA’nın isabet ettiğini bildirdi. Vurulan hedefler arasında bir çocuk hastanesi de bulunuyor. Hastane binasında büyük hasar meydana gelirken, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığı belirtiliyor. Saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının artabileceğinden endişe ediliyor.
Ukrayna hava savunma sistemlerinin saldırıyı püskürtmek için yoğun çaba harcadığı, ancak Rusya’nın farklı yönlerden eş zamanlı olarak fırlattığı füzelerin bir kısmının savunmayı aştığı ifade ediliyor. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, “Şehir tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşıyor. Tüm gücümüzle yaraları sarmaya çalışıyoruz. Ancak Rusya’nın vahşeti sınır tanımıyor” dedi.
NATO zirvesi öncesi stratejik mesaj
Saldırının zamanlaması dikkat çekiyor. NATO liderlerinin bir araya geleceği zirve öncesinde Rusya’nın Kiev’i hedef alması, Moskova’nın Ukrayna’ya verilen askeri desteği engelleme ve Batı ittifakının kararlılığını sınama stratejisi olarak yorumlanıyor. Zirvede Ukrayna’ya yeni silah yardımı paketleri, güvenlik garantileri ve olası üyelik yol haritasının ele alınması bekleniyor. Zelenskiy, saldırının ardından yaptığı açıklamada “Putin’in tek anladığı dil güçtür. NATO’nun bugün atacağı adımlar, sadece Ukrayna’nın değil, tüm Avrupa’nın güvenliğini belirleyecek” ifadelerini kullandı.
Analistler, Rusya’nın sivil altyapıyı hedef alarak Ukrayna’nın direncini kırmayı ve Batı kamuoyunda savaş yorgunluğu yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Ancak Kiev’e yönelik bu tür saldırılar, Ukrayna’nın savunma ihtiyacını daha da görünür kılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya’nın Kiev’e saldırısı, savaşın sadece cephe hattıyla sınırlı kalmadığını, sivillerin de hedef alındığını bir kez daha gösterdi. Bu saldırı, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Rusya’nın bu korkunç saldırısı, onun Ukrayna halkına karşı yürüttüğü acımasız savaşın bir başka yüzüdür. NATO, Ukrayna’nın yanında durmaya devam edecek” dedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise saldırıyı “savaş suçu” olarak nitelendirdi.
Öte yandan, bu saldırı, Kiev’in hava savunma sistemlerindeki zafiyetleri de ortaya koyuyor. Ukrayna, uzun menzilli hava savunma sistemleri ve mühimmat tedarikinde Batı’ya bağımlı durumda. NATO zirvesinde Ukrayna’ya daha fazla Patriot ve diğer hava savunma sistemlerinin gönderilmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Kiev’e yönelik bu saldırısı, Karadeniz’in hemen kuzeyinde yaşanan bir insani felaket olarak Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmese de, bölgesel güvenlik dengeleri açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi ve Karadeniz güvenliği bağlamında Ukrayna-Rusya savaşının yakından takipçisidir. Saldırının NATO zirvesi arifesinde gerçekleşmesi, Türkiye’nin ittifak içindeki arabulucu rolünü ve savaşın tırmanmaması yönündeki çabalarını daha da önemli kılmaktadır. Ayrıca, Rusya’nın sivil altyapıya yönelik saldırıları, Türkiye’nin savunma sanayii alanında Ukrayna’ya verdiği desteğin (Bayraktar TB2 gibi) ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Türk dış politikası, hem NATO’nun güney kanadında istikrarı korumak hem de Karadeniz’de yeni bir krizi önlemek için hassas bir denge yürütmektedir.