Rusya'nın en büyük petrol şirketi Rosneft'in Üst Yöneticisi (CEO) İgor Seçin, küresel petrol piyasalarında dengenin OPEC'ten çok Çin tarafından belirlendiğini ifade etti. Seçin, 4 Eylül Perşembe günü Vladivostok'ta düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu'nda yaptığı açıklamada, Çin'in bu yıl ham petrol ithalatını günde 5,5 milyon varil azaltarak küresel piyasaları istikrara kavuşturduğunu belirtti. Rosneft'in patronu, "Petrol piyasalarını OPEC değil, Çin yönetiyor" diyerek, Pekin'in arz-talep dengesindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Seçin, Rusya'nın batı yaptırımlarına karşı Asya pazarına yöneldiğini de sözlerine ekledi.
Çin'in ithalat hamlesi ve piyasa etkisi
Seçin'in açıklamaları, küresel enerji piyasalarında son aylarda yaşanan dalgalanmaların ardından geldi. Çin, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı konumunda. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2024 yılı başından bu yana Çin'in günlük ham petrol ithalatı, önceki yıllara kıyasla önemli ölçüde düşüş gösterdi. Seçin, bu düşüşün 5,5 milyon varil seviyesinde olduğunu ve bunun piyasalardaki arz fazlasını emerek fiyatları dengelediğini vurguladı. OPEC ve müttefikleri (OPEC+) ise üretim kesintileriyle fiyatları desteklemeye çalışıyor. Ancak Seçin'e göre, Çin'in talep tarafındaki bu devasa değişim, arz yönlü müdahalelerden daha etkili oldu.
Rusya'nın enerji devi Rosneft, Batı'nın Ukrayna işgali sonrası uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Avrupa pazarında büyük kayıp yaşadı. Şirket, ihracatını büyük ölçüde Çin ve Hindistan'a yönlendirdi. Seçin, bu süreçte Asya'nın Rusya için hayati bir pazar haline geldiğini belirtti. Uzmanlar, Rus ham petrolünün Çin'e yönelmesinin, Moskova'nın yaptırımlara karşı direncini artırdığını ancak aynı zamanda Rusya'yı Pekin'e daha bağımlı hale getirdiğini ifade ediyor.
OPEC ve Rusya arasındaki denge
Seçin'in sözleri, OPEC'in küresel petrol piyasalarındaki etkinliğinin sorgulanmasına yol açtı. OPEC üyesi ülkeler ve OPEC dışı müttefikler, son yıllarda üretim kotalarıyla fiyatları yönlendirmeye çalışıyor. Ancak ABD'deki kaya petrolü üretimi ve Çin'in talebindeki dalgalanmalar, kartelin etkisini sınırlıyor. Seçin, OPEC'in artık tek başına piyasayı yönlendiremediğini, Çin'in ithalat kararlarının belirleyici olduğunu savundu. Bu açıklama, Rusya'nın OPEC+ içindeki rolünü de tartışmaya açıyor. Rusya, OPEC+ ile koordineli üretim kesintilerine katılıyor ancak Seçin'in ifadeleri, Moskova'nın Çin ile ilişkilerini OPEC'ten daha öncelikli gördüğü şeklinde yorumlandı.
Küresel enerji jeopolitiği ve Asya'nın yükselişi
Seçin'in açıklamaları, küresel enerji jeopolitiğinde yaşanan kaymayı gözler önüne seriyor. Çin'in ekonomik yavaşlaması ve pandemi sonrası toparlanma sürecinin beklenenden zayıf olması, petrol talebini düşürdü. Bu durum, petrol fiyatlarının 2024'te dalgalı seyretmesine neden oldu. Brent petrol, yıl içinde 70-90 dolar bandında hareket etti. Çin'in ithalatındaki düşüş, OPEC+'nın kesintilerine rağmen fiyatların yükselmesini engelledi. Seçin, bu tabloda Çin'in rolünün altını çizerek, "Piyasayı dengeleyen aktör Çin oldu" dedi. Ayrıca, Rusya'nın Asya'ya yönelik enerji ihracatını artırmak için yeni boru hatları ve liman projeleri geliştirdiğini hatırlattı. Doğu Ekonomik Forumu'nda konuşan Seçin, Rusya'nın Asya-Pasifik bölgesiyle enerji işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Batılı analistler, Seçin'in açıklamalarını Rusya'nın yaptırımlar altında Çin'e olan bağımlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Rusya, Avrupa'ya satamadığı petrolü Çin'e indirimli fiyatlarla satmak zorunda kalıyor. Bu da Rusya'nın gelirlerini düşürürken, Çin'e enerji güvenliği sağlıyor. Seçin, konuşmasında Batı yaptırımlarının Rusya'yı Asya'ya ittiğini kabul etti ancak bunun Rusya için bir fırsat olduğunu savundu. Öte yandan, Çin'in enerji ithalatını çeşitlendirme stratejisi, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle ilişkilerini de etkiliyor. OPEC içindeki bazı üyeler, Çin'in talebindeki düşüşten endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın enerji piyasalarındaki yön değişikliği, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, Rusya'dan doğalgaz ve petrol ithal eden önemli bir partner. Batı yaptırımlarına rağmen Türkiye, Rus enerjisine bağımlılığını sürdürüyor. Çin'in petrol talebindeki dalgalanmalar, küresel fiyatları etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat faturasını değiştirebilir. Ayrıca, Rusya'nın Asya'ya yönelmesi, Türkiye'nin enerji koridoru rolünü zayıflatabilir. Ankara, hem Rusya hem de Batı ile dengeli ilişkiler yürütürken, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmek için adımlar atıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji politikalarında Asya'nın artan ağırlığını dikkate alması gerektiğini gösteriyor.