Kremlin, Avrupa Birliği'nin (AB) Venedik Bienali'ne verdiği 2 milyon avroluk hibeyi iptal etme kararını, 'Rus kültürünü yok etme' ve 'kültürel soykırım' girişimi olarak nitelendirdi. AB Komisyonu, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları nedeniyle kültürel alanda da yaptırımları genişletme kararı almıştı. AB Komiseri Henna Virkkunen, Avrupa Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansı'na (EACEA) talimat vererek, söz konusu hibeyi derhal sonlandırmasını istedi. Bu karar, sanat dünyasında ve uluslararası ilişkilerde geniş yankı uyandırdı.
2 Milyon Avroluk Hibe Neden İptal Edildi?
Venedik Bienali, dünyanın en prestijli çağdaş sanat etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor. Her iki yılda bir düzenlenen etkinlik, ülkelerin kendi ulusal pavyonlarını açmasına olanak tanıyor. AB'nin sağladığı 2 milyon avroluk hibe, Bienal'in genel organizasyonu ve özellikle 'uluslararası katılım' programı için kullanılıyordu. Ancak Virkkunen, 'Rus kültür kurumlarının ve sanatçılarının AB fonlarından yararlanmasının, Rus hükümetinin Ukrayna'daki savaşını meşrulaştıracağı' gerekçesiyle hibeyi durdurdu. Karar, aslında EACEA'nın daha önce yaptığı bir değerlendirmeyi tersine çeviriyor; ajans, hibeyi onaylamıştı. Virkkunen'in müdahalesi, siyasi bir karar olarak yorumlandı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Bu, Batı'nın Rus kültürüne karşı sistematik bir saldırısıdır. Biz yalnızca Ukrayna'da özel bir askeri operasyon yürütüyoruz; kültür savaşı ilan eden taraf onlar' dedi. Peskov, Rus kültürünün 'yok edilmeye çalışıldığını' savundu.
Kültürel Yaptırımlar: Bölgesel ve Küresel Boyut
AB'nin bu kararı, 2022'de başlayan savaşın ardından kültür alanında getirilen yaptırımların bir parçası. AB, Rus devlet medyası RT ve Sputnik'in yayınlarını yasaklamış, Rus sanatçıların bazı Avrupa ülkelerindeki konserlerini iptal etmişti. Ancak Venedik Bienali vakası, doğrudan bir sanat etkinliğine verilen desteğin geri çekilmesi açısından ilk örnek. Uzmanlar, bu kararın 'kültürel diplomasi' anlayışını zedeleyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Ukrayna hükümeti ve bazı Avrupalı diplomatlar, kararı memnuniyetle karşıladı. Ukrayna Kültür Bakanı Oleksandr Tkachenko, 'Rus propagandasının kültür kisvesi altında yayılmasına izin vermemeliyiz' dedi.
Küresel ölçekte ise bu karar, sanat ve siyaset arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. The Art Newspaper'a konuşan bir Bienal yetkilisi, 'Sanat, politikadan bağımsız olmalıdır. Ancak finansman politik olduğunda, sanat da ister istemez politikanın parçası haline geliyor' ifadelerini kullandı. Rusya'nın Venedik Bienali'ndeki pavyonu ise şimdilik açık kalmaya devam ediyor; ancak hibesiz bir şekilde varlığını sürdürmesi zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında dengeli bir politika izlemeye çalışırken, AB'nin kültürel yaptırımları Ankara'yı da ilgilendiriyor. Türkiye, Venedik Bienali'ne kendi ulusal pavyonuyla katılıyor ve AB fonlarından doğrudan etkilenmiyor. Ancak bu karar, 'kültürün silahlaştırılması' trendini güçlendirebilir. Türkiye'nin özellikle Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle kültürel bağlarını güçlendirme çabaları göz önüne alındığında, Rusya'nın kültürel alanda yalnızlaştırılması, Türkiye'ye alternatif bir kültürel diplomasi alanı açabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Rusya ile süregelen enerji ve turizm ilişkileri, bu tür yaptırımlara katılmamasını gerektiriyor. Sonuç olarak, kültürel yaptırımların küresel siyasette yeni bir cephe oluşturduğu ve Türkiye'nin bu cephedeki pozisyonunu dikkatle belirlemesi gerektiği söylenebilir.