Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın başkenti Kiev'i ele geçirmek için yeni askeri planlar hazırlanmasını emretti. Ukrayna Genelkurmay Başkanı Korgeneral Anatoliy Barhilevych, yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Belarus topraklarından ve Rusya'nın Bryansk bölgesinden Kiev'e yönelik iki koldan bir saldırı senaryosu üzerinde çalıştığını belirtti. Bu açıklama, savaşın seyrinde önemli bir değişime işaret ediyor. Rusya, savaşın ilk günlerinde Kiev'i kuşatma girişiminde başarısız olmuş ve ağır kayıplar vererek geri çekilmişti. Ancak şimdi, Doğu Ukrayna'daki mevzilerini sağlamlaştıran Rusya'nın yeniden başkente yönelmesi, çatışmanın tırmanma riskini artırıyor.
Yeni cephe: Kuzeyden kuşatma planı
Korgeneral Barhilevych, Ukrayna devlet televizyonuna verdiği demeçte, Putin'in emriyle Rus Genelkurmay Başkanlığı'nın Kiev'i kuşatmak için iki ana seçenek üzerinde çalıştığını söyledi. İlk seçenek, Belarus topraklarından kuzeyden bir saldırı düzenlenmesini öngörüyor. Belarus, Rusya'nın müttefiki olarak savaşın başında Rusya'ya topraklarını kullandırmış, ancak doğrudan çatışmaya girmemişti. İkinci seçenek ise Rusya'nın Bryansk bölgesinden kuzeydoğudan bir taarruzu içeriyor.
Ukraynalı askeri yetkililer, Rusya'nın bu planlarını hayata geçirmek için sınır bölgelerinde askeri yığınak yaptığını bildiriyor. Özellikle Belarus sınırındaki Çernihiv ve Sumi bölgelerinde Rus keşif birliklerinin faaliyetlerinin arttığı belirtiliyor. Ancak şu an için büyük çaplı bir saldırı hazırlığı olduğuna dair kesin kanıt bulunmuyor. Ukrayna Genelkurmayı, Rusya'nın savaşın ikinci yılında yeni bir stratejik hedef belirlediğini ve bu hedefin Kiev olduğunu değerlendiriyor.
Uzmanlar, Rusya'nın Kiev'i yeniden hedef almasının birkaç nedeni olabileceğini belirtiyor. Birincisi, Ukrayna'nın başkentini ele geçirmek siyasi ve psikolojik bir zafer olacaktır. İkincisi, Kiev'in düşmesi Ukrayna'nın savunma hattını çökertebilir ve ülkenin teslim olmasına yol açabilir. Üçüncüsü ise Rusya, mevcut cephe hatlarında ilerleme kaydedemezken, yeni bir cephe açarak Ukrayna ordusunu bölmeyi ve yıpratmayı hedefliyor olabilir.
Ukrayna'nın savunma hazırlıkları ve uluslararası destek
Ukrayna yönetimi, Rusya'nın olası bir kuşatma girişimine karşı savunma hatlarını güçlendiriyor. Kiev çevresinde tahkimat çalışmaları hızlandırılırken, Ukrayna ordusu kuzey sınırına ek birlikler sevk ediyor. Başkent Kiev'de sivil savunma tatbikatları düzenleniyor ve şehirde yaşayanlara acil durum çantaları hazırlamaları çağrısı yapılıyor.
Batılı ülkelerin Ukrayna'ya askeri yardımları da artarak devam ediyor. ABD ve Almanya başta olmak üzere NATO ülkeleri, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar ve mühimmat sevkiyatı yapıyor. Ancak uzmanlar, Rusya'nın yeni bir saldırı için yeterli gücü toparlayıp toparlayamadığının sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Zira Rus ordusu, 2022'deki Kiev kuşatmasında ağır kayıplar vermiş ve lojistik sorunlar yaşamıştı.
Rusya cephesinde ise askeri kaynakların sınırlı olduğu görülüyor. Rus ordusu, Ukrayna'nın doğusunda Donbas bölgesinde yoğun çatışmalara devam ederken, aynı anda kuzeyde yeni bir cephe açmak için yeterli insan gücüne ve teçhizata sahip olmayabilir. Bu nedenle bazı analistler, Putin'in Kiev planının bir yıldırma taktiği olabileceğini veya Ukrayna ordusunun dikkatini dağıtmaya yönelik bir strateji olabileceğini değerlendiriyor.
Savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken, taraflar arasında barış görüşmeleri ise henüz başlamadı. Ukrayna, toprak bütünlüğünden taviz vermeyeceğini belirtirken, Rusya da ilhak ettiği dört bölgeyi elinde tutmakta ısrar ediyor. Bu kilitlenme, savaşın uzun süreceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'i yeniden hedef alması, Karadeniz'deki güç dengelerini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki askeri trafiği denetlerken, Ukrayna'daki savaşın tırmanması bölgede yeni bir göç dalgasına ve enerji arz güvenliğinde aksamalara yol açabilir. Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile dengeli ilişkilerini sürdürürken, Ankara'nın arabuluculuk rolü daha da önem kazanacaktır.