Rusya, Ukrayna'yı Azak Denizi'nde ticari gemilere yönelik artan saldırıları nedeniyle terörizmle suçladı. Moskova yönetimi, Ukrayna'nın bu bölgedeki eylemlerinin 'uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiğini' ve 'terörist taktikler' olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Azak Denizi, Rusya'nın tahıl ihracatının yaklaşık dörtte birinin geçtiği stratejik bir su yolu konumunda. Ukrayna ise bu saldırıları meşru müdafaa hakkı kapsamında değerlendiriyor ve Rusya'nın Karadeniz'deki ablukasına karşı yeni bir cephe açtığını duyurdu.
Azak Denizi'ndeki çatışma nasıl tırmandı?
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı açıklamada, 'Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin Azak Denizi'nde sivil gemilere yönelik saldırılarının terörist nitelikte olduğunu' belirtti. Zaharova, bu saldırıların 'deniz güvenliğini tehdit ettiğini' ve 'bölgesel istikrarı bozduğunu' ifade etti.
Ukrayna ise iddiaları reddediyor. Kiev yönetimi, operasyonlarının 'Rusya'nın Karadeniz'de uyguladığı ablukayı kırmak için zorunlu olduğunu' savunuyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 'Rusya'nın tahıl koridorunu fiilen kapatması nedeniyle alternatif deniz yolları oluşturmak zorundayız' denildi.
Geçtiğimiz hafta Azak Denizi'nde bir kargo gemisinin hedef alınması sonucu gemi hasar alırken, mürettebattan yaralanan olmadı. Ukrayna, savaşın başından bu yana Karadeniz'de Rus savaş gemilerine ve Sivastopol'daki deniz üssüne yönelik saldırılar düzenliyor ancak Azak Denizi'ndeki bu yeni taktik, çatışmanın boyutlarını genişletiyor.
Ukrayna'nın deniz stratejisi ve yeni cephe
Ukrayna ordusu, Rusya'nın Karadeniz Filosu'na karşı insansız hava araçları (İHA) ve deniz insansız araçları (USV) kullanarak önemli başarılar elde etti. Ancak Azak Denizi'ne yönelik operasyonlar, Kiev'in deniz savaşında yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Azak Denizi, Rusya için sadece askeri değil aynı zamanda ekonomik açıdan da kritik öneme sahip. Bölgeden geçen tahıl sevkiyatı, Rusya'nın tarım ihracatının önemli bir kısmını oluşturuyor. Uzmanlar, Ukrayna'nın bu rotayı hedef alarak Rusya'nın savaş ekonomisine darbe vurmayı amaçladığını belirtiyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkını tanımakla birlikte, sivil gemilere yönelik saldırıların uluslararası hukuk açısından sorunlu olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler ise deniz ticaretine yönelik her türlü saldırıyı kınarken, tarafları itidal çağrısında bulunuyor.
Rusya'nın Azak Denizi'ndeki varlığı, 2014'te Kırım'ı ilhak etmesinin ardından güçlendi. Kerç Boğazı üzerinden Karadeniz'e açılan bu su yolu, Rusya için stratejik bir koridor niteliğinde. Ukrayna'nın bu bölgede operasyon yapması, Moskova'yı zor durumda bırakabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Azak Denizi'ndeki bu gelişmeler, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Montrö Sözleşmesi gereği Karadeniz'deki deniz trafiğini düzenleyen Türkiye, savaşın başından bu yana mayın tehdidi ve güvenlik riskleri nedeniyle dikkatli bir politika izliyor. Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Azak Denizi'ndeki çatışmanın tırmanması, Karadeniz'deki genel güvenlik ortamını olumsuz etkileyebilir ve Türkiye'nin bölgedeki ticari çıkarlarını tehdit edebilir. Ankara'nın bu krizde arabuluculuk rolünü koruması, bölgesel istikrar için hayati önem taşıyor.