Rusya, Baltık Denizi'nde ticari bir doğal gaz gemisini askeri teçhizatla donatarak NATO'ya gözdağı verdi. Estonya Savunma Kuvvetleri, Rus bandıralı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyıcısı Marshal Vasilevskiy'in güvertesine makineli tüfek ve kum torbaları yerleştirildiğini gösteren fotoğraflar yayımladı. Bu hamle, sivil gemilerin silahlandırılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle endişe yarattı.
Gelişmenin arka planı
Estonya Savunma Kuvvetleri, Marshal Vasilevskiy'in dönüşüm geçirdiğini belirten bir dizi fotoğrafı 8 Nisan 2025'te kamuoyuyla paylaştı. Görüntülerde, geminin pruvasına ve kıç tarafına monte edilmiş en az iki ağır makineli tüfek ve etrafına yığılmış kum torbaları görülüyor. Gemi, Rusya'nın Baltık kıyısındaki Ust-Luga terminalinden çıktıktan sonra Estonya açıklarında tespit edildi.
Yetkililere göre, söz konusu silahların gemiyi olası deniz insansız hava araçlarına (drone) veya küçük tekne saldırılarına karşı korumak üzere yerleştirildiği tahmin ediliyor. Ancak Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, bu durumu "NATO'ya yönelik düşmanca bir mesaj" olarak nitelendirdi. Tsahkna, "Rusya, sivil gemileri askerileştirerek deniz güvenliğini tehlikeye atıyor. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir" dedi.
Rusya'dan konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmezken, Kremlin yanlısı medya, geminin "korsanlık ve terör tehditlerine" karşı önlem aldığını öne sürdü. Ancak Baltık Denizi'nde ticari gemi trafiğine yönelik ciddi bir tehdit rapor edilmiş değil. Analistler, Moskova'nın bu adımla NATO'nun bölgedeki deniz varlığını protesto etmeyi ve kendi "kırmızı çizgilerini" test etmeyi amaçladığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Ukrayna savaşı sonrası Baltık Denizi'nde tırmanan askeri gerilimin bir parçası. NATO, Finlandiya ve İsveç'in katılımıyla bölgedeki deniz devriyelerini artırırken, Rusya da Karadeniz'de uyguladığı taktikleri Baltık'a taşıyor. Karadeniz'de Rusya, tahıl gemilerini durdurmak ve denetlemek için savaş gemileri kullanmış, zaman zaman sivil gemilere ateş açmıştı. Şimdi de Baltık'ta benzer bir strateji izleniyor.
Uzmanlar, silahlandırılmış bir LNG gemisinin özellikle tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz yüklü bir gemide çıkacak yangın veya patlamanın bölgesel bir felakete yol açabileceği uyarısı yapılıyor. NATO Deniz Komutanlığı, durumu yakından takip ettiğini ve geminin uluslararası sulardaki seyrine ilişkin istihbarat topladığını açıkladı.
Öte yandan, Marshal Vasilevskiy sadece bir örnek. Rusya'nın sivil gemileri silahlandırma politikası, Ukrayna'nın Karadeniz'deki insansız hava araçları ve deniz dronelerine karşı savunma amaçlı olduğu kadar, NATO'ya psikolojik üstünlük kurma çabası olarak da yorumlanıyor. Estonya Dışişleri Bakanı Tsahkna, NATO'yu "Rusya'nın bu tür provokasyonlarına karşı net ve sert bir yanıt vermeye" çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği Karadeniz'deki sivil ve askeri gemi geçişlerini denetleyen kilit bir ülke olarak, Rusya'nın sivil gemileri silahlandırma taktiğini yakından izliyor. Bu yöntem, Karadeniz'de 2022'den bu yana Türk karasularını da etkileyen ticari gemi krizini hatırlatıyor. Her ne kadar bu olay Baltık'ta yaşansa da, Rusya'nın uluslararası hukuku esnetme eğilimi Türkiye'nin deniz güvenliği politikaları için bir emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatındaki Rus gazının rolü düşünüldüğünde, bu tür silahlandırma hamleleri enerji arz güvenliği açısından da risk oluşturuyor.