Rusya'nın 19 Eylül'de yapılacak parlamento seçimi, Moldova ile diplomatik bir krize neden oldu. Kişinev yönetimi, Kremlin'in Moldova'nın ayrılıkçı Transdinyester bölgesinde Rus vatandaşları için 15 sandık açma planına şiddetle karşı çıkıyor. Moldova Dışişleri Bakanlığı, bu adımın ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne aykırı olduğunu belirterek Moskova'ya nota verdi. Rusya ise sandıkların açılmasında ısrarcı.
Gelişmenin Arka Planı
Transdinyester, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1990'ların başında Moldova'dan tek taraflı bağımsızlık ilan eden, ancak uluslararası alanda tanınmayan bir bölge. Bölgede yaklaşık 200 bin Rus vatandaşı yaşıyor. Rusya, bu vatandaşların oy kullanma hakkını gerekçe göstererek bölgede sandık kurmak istiyor. Moldova hükümeti ise bunu, ayrılıkçı yönetimin meşrulaştırılması ve Rusya'nın bölgedeki etkisini derinleştirmesi olarak görüyor.
Moldova Başbakanı Natalia Gavrilița, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rusya'nın Transdinyester'de sandık açması, Moldova'nın egemenliğine doğrudan bir müdahaledir. Uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez" dedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova ise "Rus vatandaşlarının seçim hakkını kısıtlamak, demokratik ilkelerle bağdaşmaz. Moldova'nın bu tutumu, ikili ilişkilere zarar verir" yanıtını verdi.
Kriz, Rusya'nın 2021'de Kırım'da da benzer bir uygulama başlatmasının ardından Moldovalı yetkililerin endişelerini artırmış durumda. Avrupa Birliği ve ABD, Moldova'nın toprak bütünlüğünü destekleyen açıklamalar yaptı. AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR), seçim gözlemcilerinin Transdinyester'deki sandıklara erişiminin kısıtlanabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Transdinyester sorunu, Rusya'nın eski Sovyet coğrafyasındaki nüfuzunu koruma politikasının bir parçası. Moldova, son yıllarda Batı'ya yakınlaşarak 2022'de AB üyeliğine başvurdu ve 2023'te aday statüsü aldı. Rusya ise bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor; Transdinyester'de yaklaşık 1.500 Rus askeri konuşlu. Bu durum, Moldova'nın NATO ile işbirliğini artırmasını da beraberinde getirdi.
Kriz, Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrası Batı ile artan geriliminin bir yansıması olarak da okunabilir. Moldova, Ukrayna'ya komşu ve Rusya'nın genişlemeci politikalarından endişeli. Avrupa Konseyi, taraflara diyalog çağrısı yaparken, arabuluculuk için AGİT'in devreye girebileceği belirtiliyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı.
Seçimlerin 19 Eylül'de yapılacak olması, krizin kısa vadede çözülmesini zorlaştırıyor. Rusya, sandıkları açmaya devam ederse Moldova'nın karşı önlemler alması bekleniyor. Bu önlemler arasında bölgeye giden yolların kapatılması veya Rus diplomatların sınır dışı edilmesi olabilir. Uluslararası toplum, tansiyonun daha da yükselmesinden endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Moldova ile iyi ilişkilere sahip ve Transdinyester sorununda Moldova'nın toprak bütünlüğünü destekliyor. Ayrıca Rusya ile enerji ve ticaret bağları güçlü. Bu kriz, Türkiye'nin Karadeniz'deki dengeleri koruma politikasını zorlayabilir. Türkiye, Boğazlar üzerinden bölgesel istikrarı sağlamak için arabuluculuk yapabilir. Ayrıca Türk yatırımları ve Türk azınlığın durumu da göz önünde bulundurulmalı. Krizin tırmanması, Karadeniz'de yeni bir gerilim hattı oluşturabilir ve Türkiye'nin enerji koridorları için risk teşkil edebilir.