Rusya Savunma Bakanlığı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk gününde ülke genelinde seçim sandıklarının açılmasıyla eş zamanlı olarak Ukrayna'ya ait 87 insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü açıkladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, gece boyunca süren saldırılarda Moskova, Leningrad, Kaluga, Yaroslavl ve Ryazan bölgelerinde hava savunma sistemleri devreye girdi. Rus yetkililer, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını öne sürerken, Moskova'daki Domodedovo Havalimanı'nda uçuşlarda kısa süreli aksamalar meydana geldi.
Seçim Günü ve Arka Plan
Rusya'da 15-17 Mart tarihlerinde düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerinde Vladimir Putin'in beşinci kez sandıktan çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Putin, 1999 yılbaşı gecesi Boris Yeltsin'in istifasıyla geçici olarak devlet başkanlığına gelmiş, 2000 yılındaki seçimle göreve başlamıştı. O tarihten bu yana kesintisiz olarak iktidarda kalan Putin, 2008-2012 arasında başbakanlık yapmış, 2012'de yeniden cumhurbaşkanı seçilmişti. 2020'de yapılan anayasa değişikliğiyle iki dönem sınırı sıfırlanmış ve Putin'in 2036'ya kadar aday olmasının önü yasal olarak açılmıştı.
Seçimler, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik başlattığı savaşın üçüncü yılında gerçekleşiyor. Savaş nedeniyle Rusya'da sıkıyönetim ilan edilmemiş olsa da, sınır bölgelerinde olağanüstü hal uygulanıyor ve seçim güvenliği üst düzeyde tutuluyor. Ukrayna, Rusya'nın iç kesimlerine yönelik İHA saldırılarını son aylarda artırmış durumda. Özellikle Moskova ve çevresine yönelik saldırılar, Kremlin'in güvenlik algısını zorluyor.
Rusya Savunma Bakanlığı'nın verdiği rakamlara göre, son bir hafta içinde Ukrayna İHA'larına yönelik müdahalelerde toplam 300'ün üzerinde hava aracı imha edildi. Ukrayna tarafı ise genellikle bu tür saldırıları üstlenmiyor, ancak Rus askeri altyapısını hedef aldıklarını kabul ediyor. Batılı askeri uzmanlar, Ukrayna'nın İHA saldırılarını Rusya'nın hava savunma kapasitesini yıpratmak ve cephe hattındaki baskıyı hafifletmek için kullandığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Seçim döneminde gerçekleşen bu saldırı, Rusya'nın iç güvenlik öncelikleri ile Ukrayna cephesindeki askeri hedefleri arasındaki dengeyi gözler önüne seriyor. Rusya, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği askeri desteği eleştirirken, kendi topraklarına yönelik saldırıları "terör eylemi" olarak nitelendiriyor. Ukrayna ise meşru müdafaa hakkını kullandığını savunuyor. NATO ülkeleri, Rusya'nın seçimlerini gayrimeşru ilan etmiş ve Putin'in yeniden seçilmesini tanımayacaklarını açıklamıştı. ABD ve AB, seçimlerin "adil ve özgür" olmadığını vurguladı.
Öte yandan, Rusya'nın İHA saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmesi, savunma sanayii harcamalarını artırmasını beraberinde getiriyor. Bu durum, Rus ekonomisi üzerinde ek yük oluştururken, enerji ve tahıl piyasalarında dalgalanmalara yol açıyor. Ukrayna'nın İHA kapasitesini artırması ise Batı'dan sağlanan istihbarat ve teknoloji desteğiyle yakından ilişkili.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Putin'in önümüzdeki dönemde savaşı nasıl yöneteceği ve Batı ile ilişkileri nasıl şekillendireceği merak konusu. Uzmanlar, Putin'in seçim zaferini iç kamuoyunu konsolide etmek için kullanacağını, ancak Ukrayna cephesindeki askeri hedeflerden taviz vermeyeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek her iki tarafla diyaloğunu sürdürüyor. Rusya'da seçim döneminde yaşanan İHA saldırıları, Karadeniz'deki güvenlik dinamiklerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Boşlukları'na dayanarak boğazları savaş gemilerine kapatmış olsa da, bölgedeki İHA ve füze aktiviteleri Türkiye'nin hava savunma sistemlerini teyakkuzda tutmasını gerektiriyor. Ayrıca, Rusya'ya yönelik Batı yaptırımları ve enerji ticaretindeki dalgalanmalar, Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, tahıl koridoru gibi girişimlerle savaşın küresel etkilerini azaltmaya çalışırken, seçim sonrası Rusya'nın tutumu Ankara'nın diplomatik manevra alanını belirleyecek.