Rusya Yüksek Mahkemesi, ülkenin savaş karşıtı tek partisi olarak bilinen Yabloko'nun (Elma) Eylül ayında yapılacak parlamento seçimlerine katılma talebini Pazartesi günü reddetti. Mahkeme binası önünde toplanan yaklaşık yüz protestocu, kararın açıklanmasının ardından “Utanç, utanç!” sloganları atarak tepkisini gösterdi. Muhalefet partisi, bu kararla birlikte Devlet Duması'nda temsil edilme şansını yitirirken, Kremlin'e yönelik eleştirilerin de önünün kesilmeye çalışıldığı yorumları yapılıyor.
Yabloko'nun seçimden men edilme süreci
Yabloko, 1993 yılında Grigory Yavlinsky tarafından kurulan liberal bir parti olarak, Rusya'nın en köklü siyasi hareketlerinden biri. Parti, Ukrayna savaşına açıkça karşı çıkan ve barışçıl çözüm çağrısı yapan nadir siyasi oluşumlardan. Ancak son dönemde Rus makamları, muhalif partilere yönelik baskılarını artırmış durumda. Yabloko'nun seçimlere katılabilmesi için imza toplama ve belgeleri teslim etme süreci, Merkez Seçim Komisyonu tarafından defalarca engellenmiş, partinin aday listelerinde usulsüzlükler olduğu gerekçesiyle itirazlar yükseltilmişti.
Yüksek Mahkeme kararı, Yabloko'nun Eylül ayında yapılacak seçimlerde yarışamayacağı anlamına geliyor. Parti liderleri, bu kararın siyasi bir baskı olduğunu savunuyor. Yavlinsky, kararın ardından yaptığı açıklamada, “Bu, Rusya'da demokrasinin ve muhalefetin sonu anlamına gelmiyor, ancak hükümetin muhalifleri susturmak için her yolu denediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. Parti taraftarları, mahkeme kararını protesto etmek için başkent Moskova'da bir araya geldi. Polis, göstericilere müdahale etmedi ancak olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındığı gözlendi.
Kararın Rus siyasetine yansımaları
Yabloko'nun seçim dışı bırakılması, Rusya'da siyasi alanın daraltılması yönündeki adımların son halkası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu kararın muhalefetin tamamen devre dışı bırakılması amacını taşıdığını ve gelecek seçimlerin meşruiyetini de tartışmaya açtığını belirtiyor. Özellikle Ukrayna'daki savaşın devam ettiği bir dönemde, iktidar karşıtı seslerin susturulmasının eleştirilere yol açması bekleniyor.
Avrupa Birliği ve Batılı ülkelerden konuya ilişkin ilk tepkiler geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, kararı “Rusya'da temel özgürlüklerin ve siyasi çoğulculuğun ağır bir ihlali” olarak nitelendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise seçimlerin adil ve özgür olmayacağını vurgulayarak, Rus halkının iradesinin sandığa yansımasının engellendiğini belirtti. Rusya yönetimi ise kararın yasalara uygun olduğunu savunarak, uluslararası tepkilere sert yanıt verdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Yabloko'nun seçim dışı kalması, iç hukuk çerçevesinde alınmış bir karardır; hiçbir dış güç Rusya'nın iç işlerine karışamaz” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında denge politikası izlerken, Rusya'daki iç siyasi gelişmelerin doğrudan bir yansıması olmasa da bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Rusya'da muhalefetin susturulması, ülkenin demokratik kurumlarının zayıflamasına işaret ediyor ve bu durum, uluslararası toplumun Rusya'ya yönelik yaptırımlarını artırabilir. Türkiye, enerji ve ticaret alanlarında Rusya ile yakın ilişkilere sahip olduğundan, yaptırımların derinleşmesi Türkiye ekonomisini de dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Rusya'daki istikrarsızlık, Karadeniz ve Kafkasya'da güvenlik dengelerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, Moskova'nın uluslararası izolasyonunu artıracak adımlardan kaçınırken, diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor.