Ukrayna'nın Rusya'nın enerji altyapısına yönelik yoğunlaştırdığı insansız hava aracı ve füze saldırıları, Rusya'daki petrol rafineri üretimini 21 yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyesine çekti. Bu durum, Rusya'da iç yakıt krizini derinleştirirken, küresel petrol piyasalarında da arz sıkışıklığına yol açıyor.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın rafineri işleme miktarı, Ukrayna'nın 2022'de başlattığı saldırıların ardından istikrarlı bir düşüş eğilimine girdi. Son dönemde Ukrayna güçlerinin, Rusya'nın enerji tesislerine yönelik saldırılarını artırmasıyla rafineri üretimi daha da geriledi. Sektör kaynaklarına göre, Rusya'nın günlük ham petrol işleme kapasitesi Ağustos 2024'te son 21 yılın en düşük seviyesine inerek 5.4 milyon varil civarına geriledi. Bu düşüşte en büyük pay, ülkenin en büyük rafinerilerinin bulunduğu bölgelere yapılan saldırılar oldu.
Özellikle Moskova yakınlarındaki ve güney bölgelerindeki rafineriler, defalarca Ukrayna İHA'larının hedefi haline geldi. Saldırılar sonucu rafinerilerin bir kısmı geçici olarak kapatılırken, bazıları kapasite düşüklüğüyle faaliyetlerine devam ediyor. Rusya'nın bu durumu dengelemek için petrol ihracatında kısıtlamalara gitmesi, iç piyasada akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın rafineri üretimindeki düşüş, küresel petrol piyasalarında önemli bir arz daralmasına yol açıyor. Rusya, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olmasının yanı sıra, rafine ürünlerde de önemli bir tedarikçi konumunda. Avrupa Birliği'nin Rusya'dan deniz yoluyla ham petrol ithalatını yasaklaması ve G7 ülkelerinin Rus petrolü için tavan fiyat uygulaması, Rusya'nın alternatif pazarlara yönelmesine neden olmuştu. Ancak rafineri üretimindeki düşüş, Rusya'nın hem yurt içi talebi karşılama hem de ihracatı sürdürme kabiliyetini ciddi şekilde etkiliyor.
Uzmanlar, bu durumun özellikle gelişmekte olan ülkelerde akaryakıt fiyatlarını artırabileceğini ve küresel enflasyon baskılarını yeniden canlandırabileceğini belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Rusya'nın rafineri çıktısındaki düşüş, dünya rafine ürün arzında yaklaşık yüzde 2'lik bir açık yaratıyor. Bu açık, özellikle Asya ve Afrika ülkelerinde hissediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya'dan ham petrol ve rafine ürün ithalatında önemli bir alıcı konumunda. Rus rafineri üretimindeki bu düşüş, Türkiye'nin akaryakıt tedarikinde sıkıntı yaşamasına ve enerji maliyetlerinin artmasına yol açabilir. Ayrıca, küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin enerji ithalatını çeşitlendirme çabaları (Kuzey Irak petrolü, Doğu Akdeniz gazı vb.) bu krizin etkilerini hafifletebilir. Bölgesel düzeyde, Rusya'daki yakıt krizi, Karadeniz'deki ticari deniz trafiğini de etkileyerek Türkiye'nin lojistik avantajını kullanma fırsatı yaratabilir. Ancak kısa vadede, Türkiye'nin enerji faturasının artması bekleniyor.