Rusya Dışişleri Bakanlığı, Nijer'in başkenti Niamey'deki havalimanına düzenlenen saldırıyı sert bir dille kınadı. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı açıklamada, saldırganların Sahel Devletleri Konfederasyonu'nun istikrarını bozmayı amaçladığını belirterek, Nijer'in meşru hükümetine tam destek verdiklerini ifade etti.
Saldırının ayrıntıları ve Rusya'nın tutumu
Saldırı, Niamey'deki Diori Hamani Uluslararası Havalimanı'na yönelik gerçekleştirildi. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, güvenlik güçlerinin saldırganları etkisiz hale getirdiği bildirildi. Rus yetkililer, bu tür eylemlerin bölgedeki terör tehdidini artırdığına ve uluslararası toplumun ortak mücadelesini gerektirdiğine dikkat çekti. Zaharova, Rusya'nın Nijer hükümetiyle dayanışma içinde olduğunu ve bölgesel güvenliğin sağlanması için yapıcı katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı.
Rusya'nın bu açıklaması, Moskova'nın Sahel bölgesindeki Batı karşıtı yönetimlerle yakınlaşmasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Nijer'de Temmuz 2023'te gerçekleşen askeri darbe sonrası cunta yönetimi, Fransız karşıtı bir tutum sergileyerek Rusya ile ilişkilerini güçlendirmişti. Bu bağlamda Moskova'nın Nijer yönetimine verdiği destek, bölgedeki etkisini artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sahel'de istikrar arayışı
Sahel bölgesi, son yıllarda artan terör faaliyetleri ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Nijer, Mali ve Burkina Faso'nun oluşturduğu Sahel Devletleri Konfederasyonu (AES), bölgesel güvenliği sağlamak ve ekonomik işbirliğini artırmak amacıyla kurulmuştu. Ancak yeni oluşum, Batılı güçlerin bölgeden çekilmesi ve Rusya'nın artan nüfuzuyla şekilleniyor. Havalimanı saldırısı, bu konfederasyonun kırılganlığını ve bölgesel aktörlerin karşı karşıya olduğu güvenlik açıklarını bir kez daha ortaya koydu.
Rusya'nın Sahel'deki varlığı, özellikle Wagner Grubu gibi paralı asker şirketleri aracılığıyla askeri danışmanlık ve güvenlik hizmetleri sağlamasıyla dikkat çekiyor. Nijer'deki cunta yönetimi, Fransa'nın askerlerini çekmesinin ardından alternatif ortaklar arayışına girmişti. Moskova'nın bu saldırı sonrası hükümete destek mesajı, iki ülke arasındaki askeri ve siyasi işbirliğinin derinleşeceğinin sinyalini veriyor. Öte yandan, uluslararası toplumun terörle mücadelede ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini belirten Zaharova, Rusya'nın bu konuda BM Güvenlik Konseyi ve diğer platformlarda aktif rol oynayacağını ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijer'deki saldırı ve Rusya'nın pozisyonu, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında dolaylı etkilere sahiptir. Türkiye, Sahel bölgesinde insani yardım, kalkınma projeleri ve savunma sanayii işbirlikleriyle varlık göstermektedir. Nijer'deki istikrarsızlık, bölgesel güvenlik ortamını olumsuz etkileyerek Türkiye'nin yatırımlarını ve diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Rusya'nın bölgedeki artan nüfuzu, Türkiye'nin Libya ve Sahra altı Afrika'daki dengeleri gözeten politikalarını yakından takip etmesini gerektirmektedir. Türk yetkililerin, Sahel'deki gelişmelere ilişkin hem ikili düzeyde hem de çok taraflı platformlarda pozisyon alması beklenmektedir.