Rusya, NATO'nun Washington'da düzenlenecek zirvesi öncesinde Ukrayna'ya yönelik büyük çaplı bir saldırı başlattı. Ukrayna hava savunma kuvvetleri, Rusya'nın gece boyunca 40'tan fazla füze ve 30'a yakın insansız hava aracı fırlattığını bildirdi. Saldırının ağırlıklı olarak enerji altyapısına yöneldiği belirtiliyor. Kiev, Harkiv, Dnipro ve Odesa gibi büyük şehirlerde patlamalar duyuldu. En az 20 kişi hayatını kaybetti, 100'den fazla kişi yaralandı. Saldırı, NATO liderlerinin Ukrayna'ya askeri destek paketini görüşeceği toplantıya saatler kala geldi.
Saldırının Arka Planı ve Stratejik Hedefler
Rusya, NATO zirvesi öncesinde Ukrayna'nın kritik altyapısına yönelik saldırılarla, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteği zayıflatmayı amaçlıyor. Özellikle enerji tesislerinin vurulması, Ukrayna'nın ekonomik dayanıklılığını kırmayı hedefliyor. ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü'ne (ISW) göre Rusya, bu tür saldırılarla Ukrayna'nın askeri lojistik ve sivil moralini düşürmeyi planlıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptığı açıklamada, Rusya'nın terörist taktikler uyguladığını ve NATO'nun daha sert yaptırımlar uygulaması gerektiğini söyledi. Batılı diplomatlar ise zirvede Ukrayna'ya ilave hava savunma sistemleri ve uzun menzilli silahlar sağlanmasının görüşüleceğini doğruladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Rusya ile NATO arasındaki gerilimi tırmandırırken, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmaya neden oldu. Brent petrol fiyatları yüzde 2 yükselirken, Avrupa doğalgaz fiyatlarında da artış görüldü. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, saldırıyı kınayarak Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar hazırlandığını duyurdu. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi ülkeler çatışmanın bir an önce sona ermesi çağrısında bulundu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg zirve öncesi yaptığı basın toplantısında, ittifakın Ukrayna'ya desteğinin süreceğini ve Rusya'nın savaş alanında kazanamayacağını vurguladı. Saldırının, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini de etkilemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın bu saldırısı, Karadeniz'de dengeleri yeniden şekillendirirken Türkiye'nin arabuluculuk rolünü de etkileyebilir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazları yönetirken, savaşın tırmanması Karadeniz'deki ticari gemilerin güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'ya insani yardım ve İHA gibi askeri destekleri sürerken, enerji fiyatlarındaki artış Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Ankara, hem Rusya ile ilişkilerini dengelemek hem de NATO'nun güney kanadında etkin rol oynamak zorunda kalacak.