Rusya'nın Afrika Kolordusu'nun Mali'deki konuşlanması beşinci yılına girerken, Togo'nun başkenti Lomé limanından yeni bir Rus zırhlı araç konvoyu Mali'ye ulaştı. Bu sevkiyat, Moskova'nın Sahel bölgesindeki askeri varlığını derinleştirme kararlılığını gösteriyor. Ancak beş yılın sonunda Rusya'nın harcadığı kan ve hazinenin karşılığını ne ölçüde aldığı sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor. Batı yaptırımları altında ezilen Rus ekonomisi için bu maceranın sürdürülebilirliği tartışmalı.
Mali'deki Rus Varlığının Arka Planı
Rusya'nın Mali'deki askeri angajmanı, 2020'deki askeri darbenin ardından Fransa ve müttefiklerinin ülkeden çekilmesiyle başladı. Wagner Grubu üzerinden yürütülen ilişkiler, daha sonra Savunma Bakanlığı'na bağlı Afrika Kolordusu'na devredildi. Mali, Burkina Faso ve Nijer ile birlikte Sahel İttifakı'nı (AES) oluşturarak Batı'dan uzaklaşırken, Rusya bölgede güvenlik garantörü rolünü üstlendi. Afrika Kolordusu, askeri eğitim, istihbarat paylaşımı ve doğrudan muharebe desteği sağlıyor. Karşılığında Moskova, altın ve uranyum gibi stratejik kaynaklara erişim elde ediyor. Ancak bu ilişkinin maliyeti ve getirisi konusunda net veriler bulunmuyor.
Bölgesel ve Küresel Dengeler
Rusya'nın Sahel'deki varlığı, Batı'nın bölgedeki etkisini zayıflatırken, Çin'in ekonomik yatırımlarıyla paralel ilerliyor. Fransa'nın askeri olarak çekilmesi, Avrupa'nın bölgedeki nüfuzunu azalttı. ABD ise Rusya'nın Afrika'daki genişlemesini yakından izliyor. Öte yandan, Afrika Kolordusu'nun insan hakları ihlalleri ve sivil kayıplara yol açtığı iddiaları uluslararası kuruluşlar tarafından rapor ediliyor. Rusya, bu eleştirileri Batı'nın neo-sömürgeci politikalarına karşı bir alternatif sunduğu söylemiyle göğüslemeye çalışıyor. Ancak bölgede artan cihatçı tehdit, Rusya'nın güvenlik sağlama kapasitesini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Mali'deki askeri varlığı, Türkiye'nin Sahel politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, son yıllarda Afrika'da ekonomik ve diplomatik açılımını genişletirken, Rusya'nın askeri nüfuzu bölgede istikrarsızlığı artırabilir. Mali, Burkina Faso ve Nijer ile ilişkilerini geliştiren Ankara, Rusya'nın güvenlik sağlayıcı rolünü dengelemek zorunda. Ayrıca, Rusya'nın altın ve uranyum kaynaklarına erişimi, küresel enerji ve maden piyasalarında Türkiye'nin ticari çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için Rusya ile diyalog kanallarını açık tutmalı.