ABD Senatosu'nun en sert Rusya karşıtı isimlerinden Cumhuriyetçi Lindsey Graham, geçirdiği kalp krizi sonucu 68 yaşında hayatını kaybetti. Graham, özellikle 2018'de yakın dostu Senatör John McCain'in ölümünden bu yana Washington'ın Moskova'ya karşı en katı duruşu sergileyen siyasetçisi olarak tanınıyordu. Senatörün ölümüyle birlikte, Kremlin'in ABD'nin dış politikasında bir yumuşama umudu taşıdığı belirtiliyor.
Graham'ın mirası ve Rusya politikası
Lindsey Graham, ABD Senatosu'nda 2003'ten bu yana Güney Karolina'yı temsil ediyordu. Özellikle Savunma ve Dış İlişkiler Komiteleri'ndeki görevleri sırasında Rusya'ya yönelik yaptırımların artırılması, NATO'nun güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya askeri yardımın artırılması gibi konularda öncü rol oynadı. Graham, 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakı sonrası Moskova'ya sert yaptırımlar getiren yasaların çıkmasında kilit isimdi. Ayrıca, Rusya'nın 2016 ABD seçimlerine müdahalesini araştıran soruşturmaları destekledi ve Kremlin'in Suriye'deki faaliyetlerini sürekli eleştirdi.
Moskova ise Graham'ı uzun süredir 'Rus düşmanı' olarak nitelendiriyor ve onun ölümünün ABD'deki Rusya karşıtı söylemi zayıflatacağını umuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, Graham'ın ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada 'Rusya'ya yönelik düşmanca politikaların sembol isimlerinden biri aramızdan ayrıldı' ifadelerini kullandı ve 'umuyoruz ki Washington, Soğuk Savaş zihniyetini bir kenara bırakır' dedi.
Senatodaki güç dengesi ve yeni dönem
Lindsey Graham'ın ölümü, ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçi çoğunluğu etkilemese de, özellikle dış politika komitelerinde önemli bir boşluk yarattı. Güney Karolina Valisi Henry McMaster'ın geçici bir atama yapması bekleniyor. Graham'ın yerini alacak ismin, özellikle Rusya konusunda daha ılımlı bir tutum sergilemesi durumunda, ABD'nin Ukrayna'ya yardım paketleri ve Rusya'ya yaptırımlar konusunda Kongre'deki destek azalabilir. Ancak Cumhuriyetçi kanatta hala Marco Rubio, Mitt Romney gibi güçlü Rusya karşıtı isimler bulunuyor.
Analistler, Graham'ın ölümünün kısa vadede büyük bir politika değişikliğine yol açmayacağını, ancak uzun vadede Kongre'deki Rusya karşıtı bloğun zayıflayabileceğini belirtiyor. Özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika konusundaki bölünmeler derinleşiyor. Eski Başkan Donald Trump'ın Rusya'ya karşı daha yumuşak bir tutum sergilemesi, parti içinde Graham gibi isimlerin eksikliğini daha belirgin hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Graham'ın ölümüyle ABD Senatosu'nda Rusya'ya yönelik en sert seslerden birini kaybetti. Graham, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımına karşı çıkan ve Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını savunan isimlerdendi. Bu nedenle, onun ayrılışı Ankara açısından kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve ABD ile ilişkileri, sadece bir senatörün ölümüyle köklü bir değişim geçirmeyecektir. Türk dış politikası için asıl önemli olan, Graham'ın yerini alacak ismin Rusya ve Türkiye konularındaki tutumudur. Ankara, bu süreçte ABD Kongresi'ndeki dengeleri yakından izlemeli ve yeni senatörle diyalog kanallarını açık tutmalıdır.