Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gece saatlerinde füze saldırıları düzenledi. Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'ın Kiev ziyaretinin ardından gerçekleşti. Ziyaret, ateşkes müzakerelerinde ilerleme sağlanamadan sona erdi. Ukrayna yetkilileri, saldırılarda can kaybı ve hasar olduğunu bildirdi.
Saldırıların Arka Planı ve Detayları
Rusya'nın Kiev'e yönelik füze saldırıları, yaklaşık bir haftalık sessizliğin ardından geldi. Ukrayna hava savunma sistemleri, gelen füzeleri engellemeye çalışsa da bazı hedefler vuruldu. Kiev askeri yönetimi, saldırıların gece boyunca devam ettiğini ve altyapı tesislerinin hedef alındığını açıkladı. Şehirde elektrik ve su kesintileri yaşandığı, bazı bölgelerde yangınların çıktığı belirtildi.
ABD heyetinin ziyareti, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yapılan görüşmelerde somut bir sonuç üretmedi. Witkoff ve Kushner, Kiev'de barış müzakereleri için zemin arayışındaydı. Ancak Rusya'nın saldırıları, müzakerelerin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Ukrayna tarafı, Rusya'nın sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik olarak da baskı kurmaya çalıştığını vurguladı.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların Ukrayna'nın askeri altyapısına yönelik olduğunu iddia etti. Ancak Ukrayna, sivil yerleşim yerlerinin de vurulduğunu belirtti. Uluslararası gözlemciler, saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini dile getirdi. Birleşmiş Milletler, sivil kayıplardan endişe duyduğunu açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Batı ile Moskova arasındaki gerilimi daha da artırdı. ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımların gündemde olduğunu bildirdi. NATO, Ukrayna'ya askeri desteğin süreceğini yineledi. Ancak ABD'nin tutumu belirsizliğini koruyor; Trump yönetimi, savaşı sona erdirme konusunda Rusya ile doğrudan temas kurmaya çalışıyor.
Uzmanlar, Rusya'nın saldırılarıyla müzakere masasında elini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Kremlin, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteğin azalmasını bekliyor. Avrupa'da ise enerji güvenliği ve savunma harcamaları yeniden tartışılıyor. Almanya ve Fransa, savunma bütçelerini artırma kararı aldı.
Küresel piyasalar, saldırıların ardından dalgalandı. Enerji fiyatları yükselişe geçti, tahıl fiyatları arttı. Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatının önemli bir kısmını karşılıyor. Savaşın uzaması, küresel gıda krizini derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izliyor. Kiev'e yapılan saldırılar, Karadeniz'deki güvenlik riskini artırıyor. Türkiye, Montrö Boşlukları'nı kullanarak bölgede istikrarı korumaya çalışıyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin enerji ithalatı ve tahıl koridoru gibi konularda arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna politikasındaki belirsizlik, NATO içindeki uyumu etkileyebilir. Türkiye, hem Batı ile ilişkilerini hem de Rusya ile diyaloğunu sürdürmek durumunda.