Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Salı günü yaptığı açıklamada, Karadeniz'de Rusya kıyılarının açıklarında insansız bir deniz aracının saldırısı sonucu alev alan Liberya bayraklı Aframax Rio tankerindeki 23 kişilik mürettebatın kurtarıldığını duyurdu. Olay, bölgede son haftalarda artan deniz güvenliği endişelerini bir kez daha gündeme taşıdı.
Saldırının ayrıntıları ve kurtarma operasyonu
Rus yetkililerin verdiği bilgiye göre, Aframax Rio adlı tanker, Moskova'nın 6 Ekim Salı günü erken saatlerde Karadeniz'de seyir halindeyken insansız bir deniz aracı (USV) tarafından hedef alındı. Saldırı sonucu gemide yangın çıktı. Rus Ulaştırma Bakanlığı, acil durum ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiğini ve mürettebatın tamamının güvenli şekilde tahliye edildiğini bildirdi. Kurtarılan 23 kişilik mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu ve gerekli tıbbi kontrollerin yapıldığı belirtildi. Tankerin hasar durumu ve yangının ne ölçüde kontrol altına alındığına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Aframax Rio, Liberya bayrağı taşıyan ve genellikle ham petrol veya petrol ürünleri taşımacılığında kullanılan bir gemi tipi. Saldırının arkasında hangi aktörün olduğu henüz resmi olarak doğrulanmadı. Ancak Rusya, son aylarda Karadeniz'de kendi sivil ve askeri gemilerine yönelik artan sayıda insansız deniz aracı saldırısı rapor etmişti. Bu tür saldırılar genellikle Ukrayna güçleri tarafından gerçekleştiriliyor; Kiev yönetimi zaman zaman bu eylemleri üstleniyor veya dolaylı olarak doğruluyor. Moskova, olayın ardından bölgedeki güvenlik önlemlerini artıracağını açıkladı.
Karadeniz'de artan gerilim ve küresel etkiler
Karadeniz, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya başlattığı geniş çaplı işgalin ardından uluslararası deniz ticareti için giderek daha riskli bir bölge haline geldi. Özellikle tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması ve sonrasında yaşanan gelişmeler, bölgedeki ticari gemilerin güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Batılı sigorta şirketleri, Karadeniz'e sefer yapan gemiler için primleri önemli ölçüde artırmış durumda; bazı şirketler ise bölgeye seferleri tamamen durdurmuş bulunuyor.
Uzmanlar, insansız deniz araçlarının sivil gemilere yönelik kullanımının uluslararası deniz hukuku açısından gri alanlar oluşturduğunu ve tırmanma riskini artırdığını vurguluyor. NATO, son dönemde Karadeniz'deki istikrarsızlığı yakından izlediğini ve müttefiklerinin güvenliğini korumak için gerekli adımları atacağını belirtmişti. Türkiye ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde boğazlardan geçişleri düzenleyerek bölgedeki dengeleri korumaya çalışıyor.
Olay, uluslararası petrol piyasalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Karadeniz, Rusya'nın petrol ve tahıl ihracatı için kritik bir koridor. Herhangi bir aksama, küresel emtia fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Şu an için piyasalarda büyük bir sıçrama görülmedi; ancak yatırımcılar bölgedeki gelişmeleri dikkatle takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'de artan deniz güvenliği riskleri, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Montrö Sözleşmesi uyarınca boğazlardan geçiş rejimini denetleyen Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın ticari ve askeri hareketliliği etkilemesinden endişe duyuyor. Türk kıyılarına yakın sularda yaşanan saldırılar, Türkiye'nin enerji ve tahıl koridorlarındaki güvenliği için tehdit oluşturuyor. Ayrıca, Türk boğazlarından geçen tankerlerin hedef alınması, ülkenin uluslararası deniz ticareti güvenliği konusundaki sorumluluğunu artırıyor. Türkiye, NATO müttefikleriyle koordinasyon halinde bölgede denge politikası yürütmeye devam edecek gibi görünüyor.