Rusya, Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesi kapsamında Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmayacağını duyurdu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Rus donanmasının Ukrayna ordusuna silah taşıdığından şüphelenilen tüm gemileri hedef almaya devam edeceğini belirtti. Bu açıklama, Hindistan'ın iki Hint denizcinin ölümüne yol açan bir saldırıyı protesto etmesinin ardından geldi. Hintli yetkililer, saldırıda ölen denizcilerin ailelerine tazminat ödenmesini ve sorumluların cezalandırılmasını talep etmişti. Peskov, Hindistan'ın endişelerini anladıklarını ancak Rusya'nın ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğunu ifade etti.
Rusya'nın Karadeniz stratejisi ve uluslararası tepkiler
Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalini başlatmasından bu yana Karadeniz'i fiilen abluka altına almış durumda. Moskova, özellikle Ukrayna'nın tahıl ihracatını engellemek ve Kiev'e askeri malzeme akışını kesmek için deniz gücünü kullanıyor. Rusya Savunma Bakanlığı, temmuz ayında Ukrayna limanlarına giden tüm gemileri potansiyel askeri hedef olarak değerlendireceğini duyurmuştu. Bu politika, uluslararası deniz ticaretini ciddi şekilde etkilerken, birçok ülke gemilerinin Karadeniz'de seyir güvenliğini tehlikeye atıyor.
Hindistan'ın protestosu, Rusya'nın bu politikasına yönelik en yüksek sesli itirazlardan biri oldu. Hintli yetkililer, sivil denizcilerin ölümünün kabul edilemez olduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Ancak Kremlin'in geri adım atmaması, Moskova'nın bu konuda uluslararası baskılara ne kadar duyarlı olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Rusya, daha önce de benzer saldırılarda sivil kayıplar yaşanmasına rağmen politikasını değiştirmemişti.
Küresel deniz ticaretine etkileri
Rusya'nın Karadeniz'deki saldırıları, küresel gıda fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Ukrayna, dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından biri ve Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatların aksaması, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda krizini derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin arabuluculuğunda imzalanan Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, Rusya'nın temmuz 2023'te anlaşmadan çekilmesiyle sona ermişti. O tarihten bu yana Rusya, Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarını artırmış durumda.
Uzmanlar, Rusya'nın bu tutumunun NATO ve AB ülkeleriyle gerilimi daha da tırmandırabileceğini belirtiyor. Romanya ve Bulgaristan gibi Karadeniz'e kıyısı olan NATO üyeleri, deniz güvenliğini sağlamak için önlemler alırken, Rusya'nın sivil gemilere yönelik saldırıları uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir zemin oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'deki bu gelişme, Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik açıdan kritik önem taşıyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazların kontrolünü elinde bulunduruyor ve Karadeniz'deki deniz trafiğini düzenleme yetkisine sahip. Rusya'nın sivil gemilere yönelik saldırıları, Türkiye'nin ara buluculuk rolünü zorlaştırırken, bölgede tansiyonun yükselmesi Ankara'nın hem Rusya hem de Ukrayna ile olan dengeli ilişkisini sınayabilir. Ekonomik olarak, Karadeniz'deki istikrarsızlık Türkiye'nin tahıl ve enerji ticaretini olumsuz etkileyebilir.