Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 25 Eylül Perşembe günü bir araya gelerek ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşının tetiklediği Ortadoğu geriliminin ancak diplomatik yollarla çözülebileceğini belirtti. Moskova'dan yapılan açıklamaya göre, iki bakan telefon görüşmesinde bölgesel durumu ele aldı ve askeri müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Görüşmenin Arka Planı ve Tarafların Pozisyonları
Lavrov ve Arakçi arasındaki görüşme, İsrail'in ABD destekli saldırılarının İran topraklarına yönelik tehdidinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bakanlar, Orta Doğu'da artan gerilimin yalnızca siyasi ve diplomatik yollarla çözülebileceği konusunda mutabık kaldı" ifadelerine yer verildi. Görüşmede ayrıca, tarafların bölgede istikrarın sağlanması için birlikte çalışma kararlılığı teyit edildi.
İran Dışişleri Bakanlığı da görüşmeye ilişkin bir açıklama yaparak, Arakçi'nin "ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarının bölgeyi felakete sürüklediğini" söylediğini bildirdi. Arakçi, uluslararası toplumu İran'a yönelik her türlü askeri müdahaleye karşı ortak tavır almaya çağırdı. İranlı bakan, Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki daimi üyeliğinin bölgesel barış için kritik olduğunu vurguladı.
Rusya ve İran, son yıllarda Suriye iç savaşı, Hazar Denizi'nin statüsü ve enerji işbirliği gibi konularda yakın diyalog içinde. İki ülke ayrıca ABD yaptırımlarına karşı ortak hareket etme arayışında. Bu görüşme, Moskova'nın Tahran'a verdiği desteğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
ABD-İsrail Savaşı ve Bölgesel Dinamikler
ABD ve İsrail, İran'ın nükleer programını ve bölgesel etkisini hedef alan askeri operasyonlarını sürdürüyor. Son haftalarda İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları ve ABD'nin bölgeye ek askeri yığınak yapması, tansiyonu daha da artırdı. İran ise misilleme tehdidinde bulunarak, saldırıların karşılıksız kalmayacağını açıkladı.
Rusya, Çin ile birlikte BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrısı yaparken, ABD ise İran'a karşı sert politikasını sürdürüyor. Lavrov, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "İran'a yönelik herhangi bir askeri müdahale, Orta Doğu'yu ateşe atar ve küresel enerji güvenliğini tehdit eder" uyarısında bulunmuştu.
Uzmanlar, Rusya'nın İran'a verdiği diplomatik desteğin, Batı ile ilişkilerde bir denge unsuru olarak kullanıldığını belirtiyor. İran ise Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkını kullanarak kendisine yönelik olası yaptırım kararlarını engelleyebileceğini umuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran çevresindeki gerilim, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı paylaşıyor ve olası bir savaş, mülteci akını ve enerji kesintileri riskini beraberinde getirir. Ayrıca, Türkiye enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor; savaş halinde doğalgaz sevkiyatı sekteye uğrayabilir. Diplomatik çözüm çağrıları, Ankara'nın bölgesel istikrar önceliğiyle örtüşüyor. Türkiye, hem İran hem de Batı ile diyalog kanallarını açık tutarak arabuluculuk rolü üstlenebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin dış politikada denge siyasetini sürdürmesi gerektiğini gösteriyor.