Biden yönetimi sırasında NATO nezdinde ABD daimi temsilcisi olarak görev yapan Julianne Smith, Rusya'nın Avrupa'da yürüttüğü hibrit savaşın hızla tırmandığını ve NATO'nun bu tehdidi caydırmakta yetersiz kaldığını belirtti. Smith'e göre Putin, Ukrayna'ya verilen desteği azaltmayı ve NATO'nun 5. Madde'sine olan güveni sarsmayı hedefliyor. NATO ise bu yeni tehdit ortamına yeterli yanıtı veremiyor.
Hibrit Savaşın Arka Planı ve Yeni Aşaması
Rusya'nın hibrit savaş yöntemleri, askeri olmayan araçlarla (siber saldırılar, dezenformasyon, sabotaj, enerji şantajı, göç dalgalarını kışkırtma) hedef ülkelerde istikrarsızlık yaratmayı amaçlıyor. Julianne Smith, bu taktiklerin son dönemde yeni bir aşamaya geçtiğini vurguluyor. Özellikle Baltık ülkeleri, Polonya ve Romanya gibi NATO'nun doğu kanadında artan sabotaj girişimleri, kritik altyapıya yönelik siber saldırılar ve seçim süreçlerine müdahale girişimleri dikkat çekiyor.
Smith, Rusya'nın amacının sadece Ukrayna'daki savaşı kazanmak değil, aynı zamanda Batı ittifakının birliğini ve kararlılığını çökertmek olduğunu belirtiyor. Putin, NATO'nun 5. Madde'sinin (bir üyeye yapılan saldırının tüm ittifaka saldırı sayılması) gerçekten uygulanıp uygulanmayacağı konusunda şüphe yaratmaya çalışıyor. Bu strateji, ittifak içinde bölünme yaratmayı ve üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma konusundaki isteksizliğini körüklemeyi hedefliyor.
NATO'nun bu tehdide yanıtı ise dağınık görünüyor. İttifak, 2022 Madrid Zirvesi'nde yeni bir stratejik konsept kabul etmiş ve hibrit tehditlere karşı daha koordineli bir yaklaşım sözü vermişti. Ancak Smith'e göre, somut adımlar yetersiz kaldı. Üye ülkeler arasında istihbarat paylaşımı ve ortak caydırıcılık mekanizmaları hâlâ istenen düzeyde değil. Ayrıca, NATO'nun hibrit saldırılara karşı ortak bir tanım ve yanıt stratejisi geliştirmesi gerekiyor; zira her ülke farklı tehdit algılarına sahip.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın hibrit savaşı sadece Avrupa ile sınırlı değil. Küresel ölçekte de benzer taktikler uygulanıyor: Afrika'da Wagner Grubu üzerinden etki operasyonları, Latin Amerika'da dezenformasyon kampanyaları ve Asya'da enerji jeopolitiği üzerinden baskı. Ancak Avrupa, coğrafi yakınlık ve Ukrayna savaşı nedeniyle en yoğun hibrit saldırılara maruz kalan bölge.
NATO'nun yanıtı, ittifakın geleceği açısından kritik. Eğer hibrit saldırılar cezasız kalırsa, Rusya'nın daha cesur adımlar atması ve hatta 5. Madde'yi test etmesi riski var. Smith, NATO'nun caydırıcılığı güçlendirmek için daha fazla kaynak ayırması, siber savunma kapasitesini artırması ve üye ülkeler arasında ortak tatbikatlar düzenlemesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, enerji güvenliği ve kritik altyapı koruması gibi alanlarda işbirliği şart.
Öte yandan, ABD'nin rolü belirsiz. 2024 seçimleri sonrası yönetim değişikliği, NATO'nun gelecekteki caydırıcılık stratejisini etkileyebilir. Smith, ABD'nin Avrupa'daki taahhüdünün sürmesi gerektiğini ancak Avrupalı müttefiklerin de savunma yükünü daha fazla paylaşması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadında Rusya'nın hibrit savaş taktiklerine doğrudan maruz kalan ülkelerden biri. Karadeniz'de artan Rus askeri varlığı, Suriye ve Libya'da vekil güçler üzerinden yürütülen nüfuz mücadelesi ve enerji koridorlarındaki rekabet, Ankara için yakından takip edilmesi gereken başlıklar. Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine onay vermesi, ittifak içindeki dayanışmayı güçlendirse de, Rusya ile karmaşık ekonomik ve enerji ilişkileri dengede tutulmalı. Hibrit tehditlere karşı NATO'nun etkinliği, Türkiye'nin güvenliği için de belirleyici olacak.