ABD Donanması'nda görevli bir tersane komutanı, maliyet-artı (cost-plus) sözleşme modelinin kamu ve özel tersanelerde ciddi verimsizliklere yol açtığını belirterek, savaş gemilerinin filoya zamanında dönüşünü engellediğini vurguladı. Komutan, donanma liderliğinden aldığı talimatın net olduğunu, ancak tersanelerin bu görevi tutarlı bir şekilde yerine getiremediğini ifade etti.
Maliyet-Artı Sözleşmelerin Yapısı ve Sorunlar
Maliyet-artı sözleşmeler, yüklenicilere yapılan harcamaların üzerine belirli bir kâr marjı eklenerek ödeme yapılmasını öngörür. Bu model, özellikle savunma sanayiinde yaygın olarak kullanılıyor. Ancak eleştirmenler, bu tür sözleşmelerin yüklenicileri maliyetleri düşürmeye teşvik etmediğini, aksine maliyetleri şişirmeye ve projeleri geciktirmeye yönlendirdiğini savunuyor. Kamu tersanelerinde bakım ve onarım faaliyetleri (availability) için yapılan planlamalar sıklıkla aksıyor; gemilerin limanda kalma süreleri uzuyor ve filonun operasyonel hazırlık seviyesi düşüyor.
ABD Donanması'nın dört büyük kamu tersanesi (Norfolk, Portsmouth, Puget Sound ve Pearl Harbor) ile özel tersanelerde yürütülen işler, yıllardır süregelen altyapı yetersizlikleri, kalifiye işgücü eksikliği ve tedarik zinciri sorunlarıyla boğuşuyor. Özellikle son yıllarda artan jeopolitik gerilimler, donanmanın hazırlık durumunu daha da kritik hale getirdi. Çin'in hızla büyüyen deniz gücü karşısında ABD'nin gemi inşa ve bakım kapasitesinin yetersizliği, ulusal güvenlik uzmanları tarafından sıkça dile getiriliyor.
Reform Çabaları ve Alternatif Modeller
Donanma, son yıllarda bazı projelerde sabit fiyatlı (fixed-price) veya teşvikli (incentive-based) sözleşme modellerine geçiş yapmayı denedi. Ancak bu geçiş, özellikle karmaşık ve belirsizlik içeren işlerde zorluklarla karşılaşıyor. Tersane komutanının açıklamaları, mevcut sistemin köklü bir reform gerektirdiğini gösteriyor. Kongre'deki bazı üyeler, savunma bütçesinde şeffaflık ve hesap verebilirlik için yeni düzenlemeler öneriyor. Öte yandan, özel sektör tersaneleri de işgücü sıkıntısı ve artan maliyetlerden şikayetçi. Pandemi sonrası tedarik zinciri sorunları ve enflasyon, gemi inşa maliyetlerini daha da artırdı.
Uzmanlar, ABD'nin deniz gücünü koruması için tersane altyapısına yatırım yapması, işgücü yetiştirmesi ve sözleşme modellerini gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, filonun hazırlık oranı daha da düşebilir ve stratejik rakipler karşısında dezavantaj oluşabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD Donanması'nın bakım ve onarım kapasitesindeki aksaklıklar, yalnızca ABD'yi değil, müttefiklerini ve küresel güvenlik dengesini de etkiliyor. NATO ve Hint-Pasifik bölgesindeki müttefikler, ABD'nin deniz gücüne güveniyor. Gecikmeler, ortak tatbikatları ve operasyonel planlamaları sekteye uğratabilir. Ayrıca, Çin ve Rusya gibi aktörler, ABD'nin bu zafiyetinden faydalanabilir. ABD'nin deniz üstünlüğü, küresel ticaret yollarının güvenliği ve bölgesel istikrar için hayati önem taşıyor. Bu nedenle, tersane sorunları sadece bir bütçe meselesi değil, aynı zamanda stratejik bir öncelik olarak görülmeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Donanması'nın tersane ve bakım krizleri, Türkiye'nin savunma sanayii ve deniz gücü açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, kendi tersanelerinde modern savaş gemileri inşa eden ve ihraç eden bir ülke olarak, ABD'deki verimsizliklerden kaynaklanan fırsatları değerlendirebilir. Özellikle MİLGEM projesi ve diğer ihracat girişimleri, Türk tersanelerinin rekabet gücünü artırıyor. Ayrıca, NATO müttefiki olarak Türkiye, ABD'nin deniz gücündeki zafiyetin ittifakın güney kanadını etkilememesi için kendi donanmasını güçlendirmeye devam etmeli. Uzun vadede, Türk savunma sanayii, küresel gemi inşa pazarında daha fazla pay alabilir.