İngiltere, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında tarihinin en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl ülkede 1 milyondan fazla çocuk, psikolojik destek almak için devlet sağlık hizmetlerine başvurdu. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 10'luk bir artışı temsil ediyor. Uzman komisyoncular, mevcut sistemin iflas ettiğini ve köklü bir reform yapılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle pandemi sonrası artan anksiyete, depresyon ve yeme bozuklukları vakaları, çocukların ruh sağlığını tehdit ediyor.
Başvurulardaki Rekor Artış ve Sistemin Yetersizliği
Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) verilerine göre, 2023 yılında 18 yaş altı gençler için yapılan ruh sağlığı yönlendirmeleri 1.2 milyona ulaştı. Bu sayı, 2015 yılındaki 400 bin başvuruya kıyasla üç kat artış gösterdi. En dikkat çekici artış ise 12-17 yaş arasındaki gençlerde görülüyor; bu gruptaki başvurular son beş yılda yüzde 65 yükseldi.
NHS'nin yayımladığı raporda, çocukların ruh sağlığı hizmetlerine erişimde uzun bekleme süreleri olduğu ve çoğu gencin ihtiyaç duyduğu acil yardıma ulaşamadığı vurgulandı. Raporda, okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılması, Aile hekimlerinin çocuklarda ruhsal sorunları erken teşhis etmesi için eğitilmesi gibi önlemler önerildi. Ancak uzmanlar, bu önlemlerin yeterli olmayacağını, sistemsel bir değişiklik şart olduğunu söylüyor.
Küresel Boyut: Pandeminin Yansımaları ve Artan Talep
İngiltere'deki bu kriz, aslında küresel bir tablonun sadece bir parçası. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), pandemi döneminde çocuk ve ergenlerde görülen anksiyete ve depresyon oranlarının yüzde 25 arttığını belirtiyor. Özellikle okul kapanmaları, sosyal izolasyon ve aile içi stres faktörleri, çocukların ruh sağlığını olumsuz etkiledi. Avrupa ülkelerinin çoğunda benzer şekilde çocuk psikiyatrisi hizmetlerine talep patlaması yaşanıyor.
Uzmanlar, bu krizin sadece bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir boyutu olduğunu vurguluyor: Ruh sağlığı sorunları yaşayan çocuklar, eğitim hayatlarında geri kalıyor, arkadaşlık ilişkileri bozuluyor ve uzun vadede iş gücüne katılım oranları düşüyor. Bu nedenle, Birleşik Krallık hükümeti okullarda “ruh sağlığı destek ekipleri” kurulması için 500 milyon sterlinlik bir kaynak ayırdı; ancak bu kaynağın yetersiz olduğu eleştirileri yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki çocuk ruh sağlığı krizi, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı sayısı, gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük. Şehirlerdeki uzman yoğunluğu ve kırsal bölgelerdeki hizmet eksikliği, erken müdahaleyi güçleştiriyor. Pandemi sonrası Türkiye'de de çocuklarda kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinde artış raporlanıyor. Bu durum, okullarda psikolojik danışma hizmetlerinin güçlendirilmesini ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasını zorunlu kılıyor. Türkiye'nin bu alanda yapacağı yatırımlar, hem bireysel refah hem de toplumsal dayanıklılık açısından kritik önem taşıyor.