Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi kapsamında bir araya geliyor. Liderlerin, Batı'nın yaptırımları ve jeopolitik baskıları karşısında dayanışma mesajları vermesi ve örgütün küresel etkisini artırma yönünde adımlar atması bekleniyor. ŞİÖ, resmi olarak Batı karşıtı bir örgüt olmamakla birlikte, Rusya ve Çin, bu platformu kendi dünya görüşlerini geniş kitlelere duyurmak için kullanıyor.
Zirvenin Arka Planı ve Önemi
Şanghay İşbirliği Örgütü, 2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kuruldu. Örgüt, güvenlik, ekonomi ve enerji alanlarında iş birliğini artırmayı hedefliyor. Bugün itibarıyla üye ülkelerin toplam nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %40'ını, ekonomik büyüklüğü ise küresel GSYİH'nın %30'unu oluşturuyor. Bu devasa ölçek, örgütü uluslararası arenada önemli bir aktör haline getiriyor.
Özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası Batı'nın yaptırımları ve Çin'in artan jeopolitik rekabeti, iki ülkenin daha yakın iş birliğine yönelmesine neden oldu. Bu zirve, iki liderin bir yıl içinde yaptığı ikinci yüz yüze görüşme olma özelliğini taşıyor. Putin ve Şi, daha önce Şubat 2023'te Moskova'da bir araya gelmişti. Bu görüşmede iki ülkenin enerji ve savunma alanlarındaki iş birliğini derinleştirme kararı alınmıştı.
Uzmanlar, bu zirvenin Batı'nın oluşturduğu ittifak sistemine alternatif çok kutuplu bir dünya düzeni inşa etme çabasının bir parçası olduğunu vurguluyor. ŞİÖ, BRICS ve Avrasya Ekonomik Birliği gibi platformlarla birlikte, Rusya ve Çin'in Batı hakimiyetindeki küresel düzene karşı kurduğu yapılar arasında yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zirveye katılan diğer devlet başkanları arasında İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de bulunuyor. Bu katılım, örgütün Asya'nın geniş bir coğrafyasına yayıldığını ve etkisini artırdığını gösteriyor. Özellikle İran'ın 2023'te tam üye olması, örgütün Orta Doğu'daki nüfuzunu güçlendirmiş durumda.
Zirvede ele alınması beklenen başlıca konular arasında terörle mücadele, sınır güvenliği, enerji koridorları ve ticaretin ortak para birimleriyle yapılması yer alıyor. Batı'nın yaptırımlarından kaçınmak isteyen Rusya ve Çin, kendi aralarında doları baypas eden ticaret mekanizmaları geliştirmeye çalışıyor. Bu çabalar, küresel finans sistemine alternatif oluşturma potansiyeli taşıyor.
Ayrıca, zirve sırasında Putin'in, Şi ile Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik bir barış planını da görüşmesi bekleniyor. Çin'in geçtiğimiz aylarda Ukrayna'ya yönelik barış önerileri sunması, uluslararası toplumun dikkatini çekmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin çok boyutlu dış politikası için önemli bir bağlam sunuyor. Rusya ile Ukrayna arasında süregelen savaşta arabuluculuk rolü üstlenen ve NATO üyesi olarak Batı ittifakına bağlılığı bilinen Türkiye, aynı zamanda Rusya ve Çin ile güçlü ekonomik ve enerji bağlarına sahip. Özellikle enerji ithalatının büyük bölümünü Rusya'dan karşılayan Türkiye, Batı'nın yaptırımlarına katılmama politikasını da sürdürüyor. Bu nedenle ŞİÖ'nün güçlenmesi, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını zorlayabilir. Ancak Türkiye, bu tür platformlarda diyaloğu sürdürerek Orta Asya ve Kafkasya'daki jeopolitik etkisini artırma potansiyeli de bulunuyor.