Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Orta Asya ülkesi Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bugün başlayacak iki günlük zirveye katılacak. İran ve Hindistan liderlerinin de yer alacağı zirve, Batı'nın etkisine karşı bir denge unsuru olmayı hedefleyen bölgesel bir örgütün (Şanghay İşbirliği Örgütü - ŞİÖ) toplantısı niteliği taşıyor. Toplantıda, üye ülkeler arasındaki ekonomik işbirliğinin artırılması, güvenlik konularında ortak tutum belirlenmesi ve Afganistan'daki durumun ele alınması bekleniyor. Zirve, Rusya ve Çin'in Batı yaptırımlarına karşı alternatif ittifaklar kurma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Gelişmenin Arka Planı: ŞİÖ’nün Yükselen Rolü
Şanghay İşbirliği Örgütü, 2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kuruldu. Örgütün temel amacı, üye ülkeler arasında güvenlik ve istihbarat paylaşımını artırmak, terörle mücadele ve sınır güvenliğini sağlamaktı. Ancak son yıllarda örgütün kapsamı ekonomik işbirliği, enerji projeleri ve siyasi koordinasyonu da içerecek şekilde genişledi. Bugünkü zirvе, örgütün genişlemesi ve Batı dünyasıyla rekabet ekseninde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Zirveye katılacak İran lideri İbrahim Reisi, ülkesinin ŞİÖ'ye tam üyelik sürecinin tamamlanmasının ardından ilk kez bu örgütün toplantısına katılacak. İran'ın üyeliği, 2023 yılında Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen zirvede resmen onaylanmıştı. Bu durum, Batı'nın yaptırımları altındaki Tahran yönetimine yeni bir diplomatik zemin sağlarken, Rusya ve Çin'in Orta Doğu'da nüfuzunu artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin de katılacağı zirvede, Hindistan'ın bu örgütle ilişkileri sık sık tartışılan bir konu. Hindistan, bir yandan ABD ile stratejik ortaklığını sürdürürken, diğer yandan Rusya ve Çin'in liderliğindeki bir yapıda yer almanın getirdiği dengeyi gözetmeye çalışıyor. Modi'nin zirveye katılımı, Hindistan'ın çok kutuplu dünya vizyonunun bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Kırgızistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen zirve, ülkenin dış politikada denge arayışının da bir göstergesi. Kırgızistan, Rusya ile güvenlik ve ekonomik bağlarını sürdürürken, Çin'den önemli yatırımlar alıyor ve Batılı ülkelerle de diyalog halinde. Bu durum, Orta Asya'daki küçük ülkelerin büyük güçler arasında nasıl bir denge stratejisi izlediğinin tipik bir örneği.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Batı’ya Karşı Yeni Bir Blok mu?
ŞİÖ zirvesi, Rusya ve Çin'in Batı'nın yaptırımlarına ve jeopolitik baskılarına karşı kendi aralarında ve bölgesel müttefikleriyle koordinasyonu güçlendirme çabasının bir parçası. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları nedeniyle Batı'nın ağır yaptırımlarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, Putin'in Orta Asya ziyareti, Moskova'nın hala bölgede güçlü müttefikleri olduğunu göstermek istiyor. Kremlin, bu zirveyi, enerji anlaşmaları ve ticaret bağlarını güçlendirmek için bir fırsat olarak kullanmayı planlıyor.
Çin için ise bu zirve, Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında Orta Asya'daki altyapı projelerine yatırım yapma ve bölgedeki nüfuzunu artırma çabalarının bir devamı niteliğinde. Xi Jinping'in Kırgızistan ziyareti sırasında, Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesi gibi önemli ekonomik işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Bu proje, Çin'in Avrupa'ya kara ticareti rotasını kısaltmayı hedefliyor ve bölgesel ekonomik entegrasyonun bir sembolü haline gelmiş durumda.
İran'ın bu zirvedeki varlığı, örgütün Orta Doğu'ya açılımını temsil ediyor. İran'ın ŞİÖ'ye dahil olması, örgütün Batı karşıtı bir duruşunu güçlendirirken, üye ülkeler arasındaki enerji işbirliği potansiyelini de artırıyor. Özellikle Rusya ve İran'ın ortak enerji politikaları, küresel enerji piyasalarında etkili olabilir. Bu durum, Batı'nın enerji ithalatını çeşitlendirme çabalarını zorlaştırabilir.
Zirveye katılacak Hindistan ise bu blok içinde Batı ile denge kuran bir konumda. Hindistan, Rusya'dan askeri teçhizat alımına devam ederken, aynı zamanda ABD, Japonya ve Avustralya ile QUAD grubunda yer alıyor. Hindistan'ın ŞİÖ'deki varlığı, örgütün Havana’ya Batı karşıtı bir koalisyona dönüşmesini engelliyor ve üyeler arasında bir denge unsuru oluşturuyor. Bu durum, örgütün içinde farklı çıkar gruplarının olduğunu gösteriyor.
Afganistan konusu da zirvenin önemli gündem maddelerinden biri. Orta Asya ülkeleri, Taliban yönetimindeki Afganistan'dan kaynaklanan güvenlik tehditlerini yakından izliyor. ŞİÖ'nün kuruluş amaçlarından biri olan terörle mücadele, bu bağlamda yeniden ön plana çıkıyor. Üye ülkeler, Afganistan'da istikrarın sağlanması için ortak bir yaklaşım benimsemeye çalışacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ŞİÖ'ye üye olmasa da bu örgütle diyalog halinde. Ankara, Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle tarihsel ve kültürel bağlara sahip ve bu ülkelerle ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Rusya ve Çin'in yanı sıra İran'ın da yer aldığı bir zirvenin sonuçları, Türkiye'nin bölgesel politikalarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle enerji güvenliği ve ticaret yollarının çeşitlendirilmesi konularında atılacak adımlar, Türkiye için önemli çünkü Ankara, Orta Asya'daki enerji kaynaklarına erişimini ve bu bölgeyle ticaretini artırmak istiyor. Ayrıca, ŞİÖ’nün Batı karşıtı söylemi, Türkiye’nin NATO üyeliği ile dengelemeye çalıştığı dış politikasında yeni zorluklar doğurabilir. Türkiye, hem Batı ittifakına bağlılığını sürdürürken hem de bölgesel güçlerle ilişkilerini geliştirme stratejisini benimsemiş durumda; dolayısıyla bu tür zirveler, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasının bir sınavıdır.