Ukrayna, son haftalarda Rusya topraklarına yönelik derinleştirdiği insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla, Rus halkının savaşa karşı kitlesel bir tepki göstereceğini ummuş olabilir. Ancak mevcut tablo, Rus toplumunda savaşın gidişatına dair yaygın bir öfke ve sokak protestosu dalgasının oluşmadığını gösteriyor. Uzmanlar, Rusya'da savaş karşıtı gösterilerin sınırlı kalacağını ve Kremlin'in toplumsal muhalefeti bastırma kapasitesinin güçlü olduğunu vurguluyor.
Ukrayna'nın Beklentisi ve Rusya'nın Tepkisi
Ukrayna yönetimi, özellikle Moskova ve St. Petersburg gibi büyük şehirleri hedef alan İHA saldırılarının, Rus halkının günlük yaşamını etkileyerek savaşın maliyetini hissettireceğini ve böylece hükümete karşı bir halk hareketi başlatacağını düşünmüştü. Ancak bu beklenti, ne geçmişteki protestolarda ne de bugün karşılığını buluyor. 2022 yılında savaşın başlangıcında yaşanan sınırlı protestolar, hızla bastırılmış ve ardından sıkı yasalar çıkarılmıştı. Bugün ise savaş karşıtı her türlü gösteri, yasadışı kabul ediliyor ve geniş çaplı gözaltılarla karşılanıyor.
Rus Toplumunun Durumu ve Propaganda
Rus toplumu, devlet medyasının yoğun propagandası ve içe dönük bilgi akışı nedeniyle savaşın gerçek yüzünü görmekten büyük ölçüde mahrum. Bağımsız medya organlarının çoğu kapatılmış durumda ve internet sansürü, alternatif görüşlere erişimi neredeyse imkânsız kılıyor. Bu durum, halkın büyük bir bölümünün savaşın nedenlerine ve gidişatına dair eleştirel bir bakış açısı geliştirmesini engelliyor. Ayrıca, ekonomik yaptırımlara rağmen halkın çoğunluğu günlük yaşamını sürdürebiliyor; bu da savaşın maddi külfetini çok fazla hissetmedikleri anlamına geliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış ve enflasyon gibi ekonomik zorluklar, henüz sokaklara dökülecek kadar ciddi bir hoşnutsuzluk yaratmış değil.
İHA Saldırılarının Psikolojik ve Siyasi Etkisi
Ukrayna'nın İHA saldırıları, Rusya'nın bazı bölgelerinde altyapıya zarar vermiş ve sivil halkı tedirgin etmiş olsa da, bu durum savaş karşıtlığından ziyade hükümete olan desteğin artmasına bile yol açabilir. Savaşın kendi topraklarına sıçraması, genellikle halkın 'vatan müdafaası' refleksiyle hareket etmesine neden olur. Rusya'da tarihsel olarak dış tehditler, toplumu hükümetin etrafında birleştirme işlevi görmüştür. Bu nedenle, İHA saldırıları beklenenin aksine, toplumda devlet yanlısı duyguları güçlendirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'daki toplumsal durumun istikrarı, yalnızca savaşın seyrini değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dengelerini de etkiliyor. Eğer savaş karşıtı protestolar patlak verseydi, bu durum Rusya'nın askeri kapasitesini zayıflatabilir ve uluslararası toplumun Kiev'e yönelik desteğini artırabilirdi. Ancak görünen o ki Kremlin, iç politikadaki kontrolünü sürdürüyor. Bu durum, çatışmanın uzamasına ve Ukrayna'nın diplomatik seçeneklerinin daralmasına yol açabilir. Batılı ülkeler, Rusya'nın iç istikrarının sarsılmayacağını görmekte ve bu da müzakerelerdeki pozisyonlarını etkilemektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'da toplumsal bir ayaklanmanın yaşanmaması, Türkiye'nin bölgesel dengeler gözeten dış politikası açısından kritik bir öneme sahip. Rusya'nın iç çalkantı yaşamaması, Ankara-Moskova arasındaki ekonomik ve enerji iş birliklerinin istikrarını korumasına yardımcı oluyor. Türkiye, savaşın başından itibaren arabulucu bir rol üstlenmiş ve bu çerçevede hem Kiev hem de Moskova ile diyaloğunu sürdürmüştür. Rus halkının savaşa karşı kitlesel bir tepki göstermemesi, tahıl koridoru ve enerji anlaşmaları gibi Ankara'nın menfaatine olan dosyalarda Moskova'nın pozisyonunu güçlendirebilir. Öte yandan, savaşın uzaması, Türkiye'nin güvenlikleştirme baskısını artırabilir; ancak şu an için iç karışıklık riskinin düşük olması, Türk dış politikasına manevra alanı sağlamaktadır.