Ermenistan, pazartesi günü yapılacak kritik parlamento seçimlerine hazırlanırken, Rus yanlısı milyarder iş insanı Samvel Karapetyan, Batı yanlısı mevcut Başbakan Nikol Paşinyan'ın karşısına en güçlü rakip olarak çıkıyor. Tashir Grubu'nun kurucusu olan Karapetyan, halen ev hapsinde bulunmasına rağmen, Rusya ile yakın ilişkileri ve geniş medya ağı sayesinde seçim sürecinde etkili bir figür haline geldi. Seçim, Ermenistan'ın Rusya ile olan tarihsel bağları ile Batı'ya yönelme arzusu arasındaki derin bölünmüşlüğü yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
Gelişmenin arka planı
Samvel Karapetyan, 2018'deki kadife devrimden bu yana Ermenistan siyasetinde önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. Tashir Grubu, Rusya ve Ermenistan'da geniş bir gayrimenkul ve perakende imparatorluğuna sahip. Karapetyan, 2021'de yolsuzluk suçlamalarıyla ev hapsine mahkum edildi ancak bu durum onun siyasi faaliyetlerini durdurmadı. Seçim kampanyasında, Paşinyan'ın Batı yanlısı politikalarını eleştirerek, Moskova ile daha yakın ilişkiler vaat ediyor. Paşinyan ise, Karapetyan'ı Rusya'nın kuklası olmakla suçluyor ve ülkeyi AB ve NATO'ya yaklaştırma sözü veriyor. Seçim sonuçları, sadece Ermenistan'ın iç siyasetini değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengeleri de etkileyecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan seçimleri, Rusya ile Batı arasındaki nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak da görülüyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı duruşu, ABD ve AB'den destek alırken, Karapetyan'ın Rusya ile bağları, Moskova'nın bölgede nüfuzunu koruma çabalarını yansıtıyor. Seçim, aynı zamanda Ermenistan'ın Dağlık Karabağ sorunu ve Türkiye ile normalleşme süreci gibi kritik dış politika konularında da belirleyici olacak. Karapetyan'ın zaferi, Rusya'nın bölgedeki etkisini artırırken, Paşinyan'ın zaferi ise Batı ile entegrasyonu hızlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki seçim sonuçları, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini doğrudan etkileyebilir. Paşinyan yönetimi, Türkiye ile sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde olumlu sinyaller vermişti. Ancak Karapetyan'ın Rus yanlısı politikaları, normalleşme sürecini yavaşlatabilir veya raydan çıkarabilir. Ayrıca, Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Rusya'nın rolü artabilir, bu da Türkiye'nin bölgedeki çıkarları açısından yeni bir denklem yaratabilir. Türkiye, seçim sonuçlarına bağlı olarak Ermenistan ile ilişkilerinde temkinli bir yaklaşım benimsemek durumunda kalacaktır.