Rus muhalif ressam Semyon Skrepetsky, Polonya'nın doğusundaki Biała Podlaska kasabasında uğradığı silahlı saldırı sonucu 44 yaşında hayatını kaybetti. Salı günü meydana gelen olayda Skrepetsky vurulurken, birlikte yaşadığı Belaruslu partneri de yaralandı. Polonya polisi olayı 'Rusya ile bağlantılı bir suikast' olarak soruşturuyor. Sanatçı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çeçen lider Ramzan Kadirov'u hicveden cesur karikatürleriyle ünlüydü. Son dönemde Ukrayna savaşını protesto eden eserler üreten Skrepetsky, Rus rejiminin en sert eleştirmenlerinden biriydi.
Savaşa karşı duruşu ve eserleri
Skrepetsky, Instagram'da 100 bine yakın takipçisi olan bir sanatçıydı. Çizdiği karikatürlerde Putin'i Hitler'e, Kadirov'u ise kana susamış bir diktatöre benzetiyordu. 2014'te Kırım'ın ilhakından bu yana Rusya'nın politikalarına karşı çıkan sanatçı, 2022'de Ukrayna işgalinin ardından Rusya'yı terk ederek önce Türkiye'ye, ardından Polonya'ya yerleşti. Polonya'da da çalışmalarına devam eden Skrepetsky, son sergisinde 'Putin rejiminin çöküşü' temalı bir dizi resim sergilemişti. Rus hükümeti tarafından 'aşırılıkçı' olarak etiketlenen sanatçı, Rusya'da gıyabında üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Rus muhaliflerine yönelik suikastlar
Skrepetsky'nin öldürülmesi, Rus muhaliflerine yönelik yurtdışındaki suikastların son örneği olarak kayıtlara geçti. Daha önce de Rus muhalifler Almanya ve İngiltere'de hedef alınmıştı. 2020'de Noviçok zehiriyle öldürülen Aleksey Navalni'nin aynı yöntemle zehirlenmesi, 2023'te İspanya'da bir Rus muhalifin bıçaklanması, Rusya'nın muhaliflere yönelik 'uzun menzilli' operasyonlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Polonya İçişleri Bakanı, olayı 'Rus istihbaratının bir operasyonu' olarak nitelendirirken, AB yetkilileri de endişelerini dile getirdi. Skrepetsky'nin öldürülmesi, Rus rejiminin yurtdışındaki eleştirmenlerine karşı ne kadar acımasız olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rus muhalif sanatçının daha önce Türkiye'de yaşamış olması, Ankara'nın bu tür kişilere yönelik tutumunu tartışmaya açıyor. Türkiye, Ukrayna savaşı sonrası hem Rusya hem de Batı ile dengeli bir politika izliyor; ancak bu tür suikastlar, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin istihbarat paylaşımı ve güvenlik önlemleri açısından daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Rus muhaliflerin Türkiye'yi geçiş noktası olarak kullanması, Ankara'nın Moskova ile ilişkilerini zedeleyebilir. Ayrıca olay, Rusya'nın yurtdışındaki 'hedef alma' kapasitesinin sadece Avrupa ile sınırlı olmadığını, Türkiye gibi bölge ülkelerine de sıçrayabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Türk güvenlik birimlerinin yabancı muhaliflere yönelik koruyucu önlemleri artırması beklenebilir.