1904-1905 Rus-Japon Savaşı sırasında, Rusya'nın Baltık Filosu, Pasifik Okyanusu'ndaki Port Arthur'a yardım etmek için 18.000 deniz mili süren tarihin en talihsiz deniz seferlerinden birine çıktı. Bu sefer, savaşın kaderini değiştiren Tsushima Deniz Muharebesi'nde Rus filosunun neredeyse tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. Peki, bu felaketin arkasında yatan nedenler nelerdi? Gemideki doktorlardan biri olan Eugene Politovsky'nin günlükleri, bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor. Onun notları, sadece bir askeri yenilginin değil, aynı zamanda hazırlıksızlık, kötü yönetim ve uluslararası baskıların hikayesini anlatıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Keşif Zafere Giden Yol
Politovsky'nin anlatımına göre, Rus filosu daha yola çıkmadan bir dizi talihsizlikle karşılaştı. Kronstadt'tan ayrılır ayrılmaz, Kuzey Denizi'nde İngiliz balıkçı teknelerini Japon torpido botları sanarak ateş açtılar. Bu olay, Dogger Bank Olayı olarak bilinir ve neredeyse Rusya ile İngiltere'yi savaşın eşiğine getirdi. Uluslararası alanda Rusya'nın itibarını zedelerken, filonun moralini de bozdu.
Politovsky, bu yanlış anlamanın ardından Rus filosunun rotasını değiştirmek zorunda kaldığını ve Afrika kıyılarını dolaşarak Madagaskar'a ulaştığını yazıyor. Ancak burada da beklemedikleri bir sorun vardı: Port Arthur'a yardım gitmeden önce şehir düşmüştü. Yine de Çar II. Nikolay, filoya devam etmesini emretti. Bu emir, askeri mantıktan çok Çar'ın onurunu kurtarma isteğiyle verilmişti.
Politovsky'nin günlükleri, filonun her aşamada karşılaştığı lojistik sorunları ayrıntılarıyla anlatıyor: kömür ikmali için nöbetleşe gemi beklemek, tropikal hastalıklar, erzak sıkıntısı ve denizcilerin artan hoşnutsuzluğu. Rusya'nın dünya gücü imajını sarsan bu sefer, aynı zamanda birçok denizcinin hayatına mal oldu. Tsushima'ya ulaştıklarında, Rus filosu zaten yorgun ve moralsizdi; karşılarında ise amiral Togo komutasındaki zinde ve iyi eğitimli Japon filosu duruyordu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Savaşın Dönüm Noktası
Tsushima Muharebesi, 27-28 Mayıs 1905'te gerçekleşti ve iki gün sürdü. Rus filosunun büyük bir kısmı battı, 5.000'den fazla denizci hayatını kaybetti. Bu yenilgi, Rusya'nın askeri zayıflığını gözler önüne serdi ve ülkede devrimci hareketleri tetikleyen etkenlerden biri oldu. Öte yandan, Japonya'nın bu zaferi, Asya'da bir gücün batılı bir imparatorluğu yenebileceğini göstererek dünya dengelerini temelden sarstı.
Politovsky'nin günlükleri, savaşın sadece askeri değil, psikolojik boyutunu da ortaya koyuyor. Rus denizcilerin Japonlara karşı duyduğu korku ve nefret, seferin ilk günlerinden itibaren filoya hâkim olmuştu. Ayrıca, 1905 Rus Devrimi'nin ilk kıvılcımları da bu sefer sırasında denizciler arasında görülmüştü; Politovsky, bazı mürettebatın subaylara karşı açıkça isyan ettiğini kaydediyor. Bu durum, ordunun ve donanmanın rejime olan sadakatinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren önemli bir ipucudur.
Bu tarihsel olay, günümüzde de askeri planlama ve kriz yönetimi açısından dersler içeriyor. Modern deniz kuvvetleri, bu seferde yapılan hatalardan ders çıkararak hazırlık, istihbarat ve uluslararası hukuk konularında daha dikkatli davranıyor. Ayrıca, Rusya'nın bu seferde yaşadığı lojistik zorluklar, uzun menzilli operasyonların ancak güçlü bir tedarik zinciri ile mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin deniz gücünün önemini ve askeri hazırlığın kritik rolünü vurguluyor. Rusya'nın bu hezimeti, Türk Boğazları'nın stratejik önemini bir kez daha göstermiştir; zira Rus filosu bu sefere çıkarken Karadeniz'i kullanamamış, alternatif rotalar aramak zorunda kalmıştır. Bu durum, günümüzde de Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Türkiye'ye sağladığı jeopolitik avantajın altını çizmektedir. Ayrıca, tarihte büyük güçlerin deniz aşırı operasyonlarında yaşadıkları başarısızlıklar, Türkiye'nin kendi savunma sanayiini geliştirmesinin ve lojistik kapasitesini artırmasının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Bu ders, Türk dış politikasının bağımsız ve çok boyutlu stratejiler geliştirmesi gerektiğine dair önemli bir hatırlatmadır.