ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 2025 yılı Ekim ayında Özbekistan'a gerçekleştirdiği ziyaretle Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri yeniden canlandırma çabasını sürdürüyor. Rubio'nun Semerkant'ta Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev ve Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile yaptığı görüşmelerde ekonomik işbirliği, bölgesel güvenlik ve Afganistan konuları ele alındı. Ziyaret, ABD'nin bölgede artan Çin ve Rusya etkisine karşı pragmatik ve işlem temelli bir yaklaşımla yeniden etkinlik kurma arayışının son halkası olarak değerlendiriliyor.
Orta Asya'da Çok Yönlü Dış Politika Arayışı
Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'dan oluşan Orta Asya ülkeleri, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana dış politikalarını çeşitlendirme çabası içinde. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı ve Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla artan ekonomik varlığı, bölge başkentlerini alternatif ortaklar aramaya itiyor. ABD, bu denklemde özellikle güvenlik işbirliği, enerji ve eğitim alanlarında sunduğu imkanlarla öne çıkmaya çalışıyor. Ancak Washington'un bölgeye yönelik ilgisi sık sık kesintiye uğradı ve tutarlı bir strateji oluşturulamadı.
Rubio'nun ziyareti, ABD'nin 2022'de başlattığı Orta Asya Ticaret ve Yatırım Çerçevesi Anlaşması'nı (TIFA) canlandırma ve bölgesel bağlantı projelerine destek verme taahhüdünü yineledi. Görüşmelerde ayrıca ABD'nin Afganistan'daki istikrarsızlığın bölgeye yayılmasını önleme konusundaki endişeleri dile getirildi. Özbekistan, Afganistan'a komşu olması ve geçmişte bu ülkeyle ulaşım ve ticaret bağlantılarını geliştirme çabaları nedeniyle ABD için kilit bir ortak konumunda.
Bölgesel ve Küresel Dengeler
Rubio'nun ziyareti, ABD'nin Orta Asya'da etkisini artırma girişimlerinin bir parçası olarak görülse de, bölge ülkeleri Rusya ve Çin ile olan ekonomik ve güvenlik bağlarını koparmaya istekli değil. Özellikle Kazakistan ve Özbekistan, Batı ile ilişkilerini geliştirirken Moskova ve Pekin ile de dengeli bir ilişki sürdürüyor. Bu durum, ABD'nin bölgede sıfır toplamlı bir oyun oynamadığını, aksine çok kutuplu bir ortamda yer edinmeye çalıştığını gösteriyor.
Uzmanlar, ABD'nin Orta Asya politikasının somut ekonomik ve güvenlik faydaları sunmadığı sürece etkili olamayacağını belirtiyor. Çin'in bölgedeki yatırımları ve Rusya'nın güvenlik garantileri, ABD'nin sunduğu seçeneklerden daha cazip görünüyor. Ancak ABD'nin teknoloji transferi, eğitim programları ve yüksek standartlı ticaret anlaşmaları gibi alanlarda avantajlı olabileceği ifade ediliyor. Rubio'nun ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar ve verilen mesajlar, bu potansiyelin somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceğinin işaretlerini verecek.
Orta Asya'nın çeşitlilik arayışı, sadece ABD ile sınırlı değil. Türkiye, İran, Güney Kore, Japonya ve Avrupa Birliği de bölgede etkinlik kurmaya çalışıyor. Özellikle Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla bölge ülkeleriyle kültürel ve ekonomik bağlarını güçlendiriyor. Bu çoklu ortam, bölge ülkelerine pazarlık gücü kazandırırken, büyük güçler arasındaki rekabeti de artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rubio'nun Özbekistan ziyareti, Türkiye'nin Orta Asya'daki artan etkinliği açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden bölge ülkeleriyle ticaret, yatırım ve güvenlik işbirliğini derinleştiriyor. ABD'nin bölgeye yönelik ilgisinin artması, Türkiye için bir tehdit değil, aksine ortak projelerde işbirliği imkanı sunabilir. Özellikle enerji koridorları, ulaştırma hatları ve Afganistan kaynaklı güvenlik riskleri konusunda ABD ile Türkiye'nin çıkarları örtüşebilir. Ancak Türkiye, bölgede kendi etki alanını korumak için ABD'nin pragmatik yaklaşımının sınırlarını ve bölge ülkelerinin gerçek önceliklerini dikkatle analiz etmeli.