ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Brezilya’dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu. Rubio, bu kararın arkasında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın “egosu” olduğunu belirterek, ülkesinin ticaret ortaklarından adil muamele beklediğini vurguladı. ABD Ticaret Temsilciliği tarafından yürütülen bir yıllık soruşturma, Brezilya’nın bir dizi ticaret uygulamasının “makul olmayan ve ayrımcı” olduğunu, bu uygulamaların ABD’li şirketlerin Brezilya pazarına erişimini kısıtladığını ortaya koydu. Soruşturma kapsamında Brezilya’nın özellikle teknoloji, otomotiv ve tarım sektörlerinde uyguladığı kotalar ve lisanslama prosedürlerinin ABD ihracatını olumsuz etkilediği tespit edildi.
Gelişmenin arka planı
ABD Ticaret Temsilciliği, Brezilya’nın 2023 yılında ABD’ye 42 milyar dolar değerinde mal ihraç ettiğini, buna karşılık ABD’nin Brezilya’ya ihracatının 38 milyar dolar civarında olduğunu belirtiyor. Washington, bu ticaret dengesizliğinin yanı sıra Brezilya’nın fikri mülkiyet hakları konusunda yetersiz koruma sağladığını ve ABD’li dijital hizmet sağlayıcılara yönelik ayrımcı vergilendirme uyguladığını iddia ediyor.
Rubio, vergi kararını açıklarken “Brezilya’nın ticaret politikaları Lula’nın kişisel egosunun bir yansımasıdır. ABD, bu tür uygulamalara daha fazla tahammül edemez” ifadelerini kullandı. Lula ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin kararını “emperyalist bir dayatma” olarak nitelendirirken, Brezilya’nın da misilleme tedbirleri alabileceği sinyalini verdi.
Uygulamanın hangi ürün gruplarını kapsayacağına dair henüz resmi bir liste yayımlanmazken, uzmanlar ilk etapta Brezilya’nın başlıca ihracat kalemleri arasında yer alan demir cevheri, kahve ve et ürünlerinin hedef alınabileceğini tahmin ediyor. Tarife, ABD Ticaret Temsilciliği tarafından yürütülen sürecin tamamlanmasının ardından önümüzdeki haftalarda yürürlüğe girecek.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’nin Brezilya’ya yönelik bu hamlesi, Latin Amerika’nın en büyük ekonomisiyle ticari ilişkilerde yeni bir gerilim dönemi başlatabilir. Brezilya, BRICS üyesi olarak gelişmekte olan ülkeler arasında etkili bir konuma sahipken, Lula’nın son dönemde Çin ve Rusya ile yakınlaşması Washington’da rahatsızlık yaratıyor. Uzmanlar, ABD’nin bu tarifeyi sadece ticari değil, aynı zamanda jeopolitik bir mesaj olarak da kullandığına dikkat çekiyor.
Brezilyalı yetkililer, konuyu Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) taşımayı değerlendirdiklerini açıkladı. Ancak DTÖ nezdindeki uyuşmazlık çözüm mekanizmasının yıllar alabileceği göz önüne alındığında, kısa vadede ticaret savaşının tırmanması bekleniyor. Analistler, bu gelişmenin diğer Latin Amerika ülkelerine de yayılabileceğini, özellikle ABD’nin Arjantin ve Şili ile benzer ticari anlaşmazlıklar yaşadığını hatırlatıyor.
Bu arada, ABD ile Brezilya arasındaki ticaret savaşının küresel emtia fiyatlarını da etkilemesi muhtemel. Brezilya, dünyanın en büyük demir cevheri, soya fasulyesi ve kahve üreticilerinden biri. Uygulanacak vergiler, bu ürünlerin ABD’deki fiyatlarını artırabilir ve enflasyonist baskıyı tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Brezilya ticaret savaşı, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel ticaret sisteminde yeni bir korumacılık dalgasının parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, benzer şekilde ABD ile çelik ve alüminyum tarifeleri konusunda anlaşmazlık yaşamış bir ülke olarak, bu tür tek taraflı kararların uluslararası ticaretin öngörülebilirliğini zedelediğini yakından bilmektedir. Ayrıca, Brezilya’nın misilleme olasılığı, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ihracatında önemli bir pazar olan Latin Amerika’da ticaret ortamını olumsuz etkileyebilir. Türk ihracatçıları, ABD’nin Brezilya’ya uyguladığı tarifelerin benzer ürün gruplarında kendilerine fırsat yaratıp yaratmayacağını izlemelidir. Öte yandan, Türkiye’nin Brezilya ile ticari ilişkileri sınırlı olduğu için kısa vadede ciddi bir olumsuz etki beklenmemektedir.