ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avrupa ülkelerinin Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapmayı reddetmesinin, transatlantik ittifakı zayıflattığını ve Avrupa'nın güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. Son günlerde yaptığı bir açıklamada Rubio, 'Birçok Avrupa ülkesi, kendi güvenliklerini sağlamak için Amerikan askeri varlığına güveniyor. Ancak aynı ülkeler, bu üsleri kendi topraklarında barındırmayı reddediyor. Bu, ittifakın temelini sarsıyor' dedi. Rubio'nun bu yorumu, ABD ile Avrupa arasında askeri yük paylaşımı konusunda süregelen tartışmaların ortasında geldi. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya tehdidine karşı Amerikan askerlerinin varlığını talep ederken, Batı Avrupa ülkeleri üs konusunda daha çekingen davranıyor.
Gelişmenin arka planı
Rubio'nun açıklamaları, Orta Doğu ve Avrupa'da askeri varlığın yeniden değerlendirildiği bir dönemde geldi. ABD, son yıllarda Avrupa'daki asker sayısını artırmış olsa da, üslerin maliyeti ve siyasi yükü sık sık tartışma konusu oluyor. NATO müttefiki olan birçok Avrupa ülkesi, gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmekte zorlanıyor. Rubio, 'Savunma harcamalarını artırmayan ve üs kabul etmeyen müttefikler, aslında ittifakın gücünü azaltıyor' diye ekledi. Bu durum, özellikle Almanya ve Fransa gibi büyük Avrupa ülkelerinin, kendi savunma kapasitelerini artırma çabalarını da gölgeliyor. Rubio'nun sözleri, ABD'nin Avrupa'dan daha fazla sorumluluk beklentisini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa'nın askeri üs konusundaki isteksizliği, sadece transatlantik ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu ve Afrika'daki güç dengelerini de etkiliyor. ABD, Akdeniz'deki askeri varlığını sürdürmek için İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerdeki üsleri kullanıyor. Ancak bu ülkelerin bazıları, son dönemde ABD'nin bölgedeki operasyonlarına ev sahipliği yapma konusunda daha temkinli davranıyor. Özellikle Yemen'deki Husilere karşı yürütülen deniz operasyonları ve Orta Doğu'daki krizler, üslerin stratejik önemini artırıyor. Rubio, 'Bazı müttefiklerimiz, kendi topraklarında üslere izin vermeyerek, aslında kendi güvenliklerini riske atıyor. Bu, ittifakın caydırıcılık gücünü azaltıyor' dedi. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşı, Avrupa ülkelerinin savunma işbirliğini hızlandırmasına rağmen, ABD ile paylaşılan askeri varlık konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanabilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rubio’nun sözleri, Türkiye’nin NATO içindeki benzersiz konumunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, İncirlik ve Kürecik gibi kritik üsleri barındırarak ABD’nin bölgesel operasyonları için stratejik bir üs konumunda. Avrupa ülkelerinin üs konusundaki isteksizliği, Türkiye’nin ittifak içindeki değerini artırabilir; ancak aynı zamanda Türkiye’den daha fazla talep gelmesine de yol açabilir. Ankara, Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri ve Suriye’deki varlığı gibi kendi çıkarlarını da korumak zorunda. Rubio’nun açıklamaları, Türkiye’nin uzun vadede savunma özerkliğini artırma politikasını haklı çıkarabilir. Ayrıca bu durum, Türkiye’nin ABD ve Avrupa arasında bir köprü olma rolünü güçlendirebilir.