Romanya'da aralık ayı başında yapılan genel seçimlerin ardından hükümet kurma çabaları tıkanma noktasına geldi. Anayasa gereği partilere tanınan 60 günlük süre hızla tükenirken, geleneksel merkez sağ ve merkez sol partiler koalisyon zemini bulmakta zorlanıyor. Bu belirsizlik ortamında aşırı sağın yükselişi de ülkenin siyasi istikrarını tehdit ediyor.
Seçimlerin Ardından Derinleşen Siyasi Kriz
11 Aralık 2024'te yapılan parlamento seçimlerinden Sosyal Demokrat Parti (PSD) birinci çıkmış olsa da, tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. PSD'nin 129 sandalyesine karşılık, merkez sağdaki Ulusal Liberal Parti (PNL) 98, aşırı sağcı Romanya Birliği İttifakı (AUR) ise 63 sandalye kazandı. Etnik Macar partisi UDMR'nin 21 sandalyesi de kilit konumda. Ancak PSD ile PNL arasındaki geleneksel rekabet, koalisyon pazarlıklarını çıkmaza sürükledi.
Başbakan olması beklenen PSD lideri Marcel Ciolacu, PNL'nin kendisine koşulsuz destek vermesini isterken, PNL bunu reddediyor. Aşırı sağcı AUR ise her iki partiyi de yolsuzlukla suçlayarak koalisyona girmediği gibi, erken seçim çağrısı yapıyor. Anayasa Mahkemesi'nin 27 Ocak 2025'te sona erecek yasal süreye dikkat çekmesi, taraflar üzerinde baskıyı artırıyor.
Aşırı Sağın Yükselişi ve Avrupa'daki Yankıları
Romanya'da son yıllarda artan enflasyon, yolsuzluk skandalları ve Ukrayna savaşına bağlı güvenlik endişeleri, aşırı sağın oylarını yükseltti. AUR, seçimlerde oylarını yüzde 22'ye çıkararak üçüncü parti oldu. Partinin Rusya yanlısı söylemleri ve AB karşıtı duruşu, ülkenin NATO üyeliği ve Karadeniz'deki stratejik konumu açısından risk oluşturuyor. Brüksel, Romanya'daki istikrarsızlığın bölgede Rus etkisini artırabileceği endişesini taşıyor. Avrupa Komisyonu, yeni hükümetin bir an önce kurulması çağrısında bulunurken, yatırımcılar da siyasi belirsizlikten rahatsız. S&P ve Moody's, Romanya'nın kredi notunu izlemeye aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Romanya'daki siyasi kriz, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve NATO'nun doğu kanadındaki duruşu açısından kritik. Romanya, NATO'nun Karadeniz'deki en önemli müttefiklerinden biri; ülkede konuşlu NATO unsurları ve müşterek tatbikatlar, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sonrası daha da önem kazandı. Geçici bir hükümet veya uzayan siyasi bunalım, Romanya'nın NATO yükümlülüklerini aksatabilir ve Ankara'nın bölgedeki inisiyatif alanını daraltabilir. Ayrıca, aşırı sağın yükselişi Romanya'nın AB ile entegrasyonunu zayıflatabilir; bu da Türkiye-AB diyalogunda yeni bir belirsizlik yaratabilir. Türkiye'nin Romanya ile ticaret hacmi 10 milyar doları buluyor; siyasi istikrarsızlık enerji ve ulaştırma projelerini de etkileyebilir.