ABD Pasifik Filosu tarafından düzenlenen ve iki yılda bir gerçekleştirilen dünyanın en büyük deniz tatbikatı RIMPAC (Pasifik Kenarı Tatbikatı) 2024, 27 Haziran'da Hawaii açıklarında resmen başladı. Bu yılki tatbikatın teması 'Ortaklar: Entegre ve Hazır' olarak belirlendi. 29 ülkeden 40 yüzey gemisi, 3 denizaltı, 150'den fazla uçak ve 25 bin askeri personel katılıyor. Tatbikat, 1 Ağustos'a kadar sürecek. RIMPAC, katılımcı ülkeler arasında operasyonel uyumluluğu artırmayı, kriz yönetimi kabiliyetlerini geliştirmeyi ve Hint-Pasifik bölgesinde barış ile istikrarı pekiştirmeyi amaçlıyor. Bu yılki tatbikatta özellikle deneysel yeteneklerin test edilmesine ve yeni teknolojilerin entegrasyonuna odaklanılıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Deneysellik ve Entegrasyon Vurgusu
RIMPAC 2024'ün en dikkat çekici özelliği, 'deneysellik' kavramının ön plana çıkarılması. ABD Donanması, bu tatbikatta yapay zeka, otonom sistemler, insansız hava araçları (İHA) ve siber savunma gibi yeni nesil teknolojileri gerçek operasyonel ortamda test edecek. Ayrıca, 'insan-makine takımı' konsepti kapsamında, insansız gemiler ile mürettebatlı gemilerin koordineli çalışması simüle edilecek. Bu yönüyle RIMPAC, sadece klasik bir tatbikat olmanın ötesinde, geleceğin savaş alanı konseptlerinin şekillendiği bir laboratuvar işlevi görüyor.
Katılımcı ülkeler arasında Japonya, Güney Kore, Avustralya, Filipinler, Endonezya, Şili, Almanya ve İngiltere gibi ülkeler yer alıyor. Almanya'nın bu yıl iki savaş gemisiyle katılması, Avrupa'nın Hint-Pasifik'e artan ilgisini yansıtıyor. Filipinler ve Japonya gibi Çin'in yükselen deniz gücü karşısında hassas konumdaki ülkelerin de katılımı, tatbikatın stratejik önemini artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hint-Pasifik'teki Güç Dengesi
RIMPAC, her ne kadar resmi olarak 'barış zamanı hazırlığı' olarak tanımlansa da, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki adacık inşası ve genişlemeci politikaları göz önüne alındığında, ABD liderliğindeki ittifak sisteminin caydırıcılık mesajı olarak yorumlanıyor. Çin, geçmiş yıllarda RIMPAC'a gözlemci statüsüyle davet edilse de, 2018'den bu yana katılmıyor. Tatbikatın deneysel yönü ise, teknolojik üstünlüğün korunmasına yönelik bir irade olarak okunabilir.
Özellikle yapay zeka ve otonom sistemlerin tatbikatta kullanılması, Çin'in 'akıllı deniz savaşı' doktrinine karşı ABD'nin hamlesi olarak değerlendiriliyor. Bu yılki tatbikatta ayrıca siber güvenlik ve uzay tabanlı varlıkların da test edileceği belirtiliyor. Hint-Pasifik bölgesi, küresel ticaretin %60'ının geçtiği stratejik bir alan olduğu için, buradaki her askeri tatbikatın ekonomik ve jeopolitik yansımaları da bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde doğrudan bir deniz gücü olmasa da, NATO müttefiki olarak bu tür tatbikatların konsept geliştirme süreçlerinden etkilenmektedir. RIMPAC'ta test edilen insansız sistemler ve otonom teknolojiler, Türkiye'nin savunma sanayinde aktif olarak geliştirdiği İHA/SİHA projeleriyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca, ABD'nin Asya-Pasifik'e yönelmesi, Avrupa ve Akdeniz güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünü dolaylı olarak etkileyebilir. Tatbikatın 'entegre ve hazır' teması, çokuluslu operasyonlarda Türkiye'nin de uyum kabiliyetini artırma ihtiyacını hatırlatmaktadır.