ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı (HHS) Robert F. Kennedy Jr., New York Times gazetesinin kendisinin bakanlık toplantılarında “işini bırakmış” gibi göründüğü yönündeki haberine sert tepki gösterdi. Kennedy, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, söz konusu haberin “tamamen yanlış” olduğunu ve kendisinin görevinin başında olduğunu vurguladı. New York Times’ın haberinde, Kennedy’nin bakanlık toplantılarında dikkatini vermediği ve kendisiyle aynı görüşleri paylaşan siyasi atamalarla çevrili olduğu iddia edilmişti. Kennedy ise bu iddiaları “asılsız” olarak nitelendirerek, bakanlık çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.
İddiaların arka planı
New York Times’ın haberine göre, HHS içindeki bazı kaynaklar, Bakan Kennedy’nin özellikle uzun süren bakanlık toplantılarında konsantrasyonunu kaybettiğini ve zaman zaman konu dışına çıktığını belirtti. Haberde ayrıca, Kennedy’nin kendisine yakın isimleri bakanlıkta kritik pozisyonlara atadığı ve bu kişilerin çoğunun sağlık politikası konusunda deneyimsiz olduğu öne sürüldü. Kennedy, bu iddiaları reddederken, bakanlıkta şeffaflık ve verimliliği artırmak için çalıştığını ifade etti. Kennedy, “Hiçbir toplantıda görevimi aksatmadım. Aksine, Amerikan halkının sağlığını korumak için gece gündüz çalışıyorum” dedi.
Kennedy’nin HHS bakanı olarak atanması, başkanlık seçimleri öncesinde tartışmalara yol açmıştı. Kennedy, aşı karşıtı söylemleriyle tanınan bir isim olarak sağlık politikalarında köklü değişiklikler yapacağının sinyalini vermişti. Bu nedenle, bakanlık içindeki bazı yetkililerin Kennedy’nin performansından endişe duyduğu belirtiliyor. New York Times’ın haberinde, Kennedy’nin bakanlık toplantılarında sık sık telefonuna baktığı ve toplantı gündemine tam olarak hakim olmadığı iddia edilmişti. Kennedy ise bu iddiaları “saçma” olarak nitelendirerek, “Ben her zaman toplantılara hazırlıklı gelirim ve her konuyu derinlemesine incelerim” şeklinde konuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
RFK Jr.’ın HHS bakanı olarak atanması, sadece ABD iç politikasında değil, küresel sağlık politikalarında da yankı uyandırmıştı. Kennedy’nin aşı karşıtı geçmişi, ABD’nin pandemi yönetimi ve halk sağlığı politikalarında radikal bir değişime işaret ediyor. Bu durum, özellikle Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve diğer uluslararası sağlık kuruluşları tarafından endişeyle karşılanıyor. Kennedy’nin görevine devam edip etmeyeceği sorusu, ABD’nin küresel sağlık liderliğini de etkileyebilir. Eğer Kennedy istifa ederse veya görevden alınırsa, yerine gelecek ismin sağlık politikalarındaki tutumu, ABD’nin uluslararası işbirliklerini ve salgın hastalıklarla mücadele stratejilerini belirleyecek. Kennedy ise bu eleştirilere karşılık, “Ben halk sağlığını korumak için elimden geleni yapıyorum. Kimsenin beni görevimden almasına izin vermeyeceğim” diyerek meydan okudu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD’nin sağlık politikalarındaki olası değişikliklerin küresel etkileri açısından Türkiye’yi de ilgilendiriyor. ABD, küresel sağlık fonlarının en büyük bağışçılarından biri ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlara verdiği destekle tanınıyor. Kennedy’nin aşı karşıtı duruşu, ABD’nin uluslararası sağlık programlarına verdiği desteği azaltabilir veya bu programların içeriğini değiştirebilir. Türkiye, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında ABD ile sağlık alanında iş birliği yapmıştı. Kennedy’nin bakanlık performansı ve istifa olasılığı, ABD’nin sağlık diplomasisindeki güvenilirliğini etkileyebilir. Ancak doğrudan bir Türkiye bağlantısı bulunmadığı için, bu haber Türkiye için daha çok küresel sağlık politikalarındaki değişimlerin izlenmesi açısından önem taşıyor.