ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Orta Doğulu Müslümanların bilim ve edebiyat alanında önemli ödüller kazanmadığını, bunun nedeninin dinlerinin onları geri tutması olduğunu ima ederek sert eleştirilerin hedefi oldu. Kennedy'nin sözleri, Arap ve Müslüman topluluklar tarafından 'açık bir ayrımcılık' olarak nitelendirildi ve gerçeklerle bağdaşmadığı vurgulandı. Olay, ABD'de sağlık politikalarından sorumlu bir kabine üyesinin kültürel ve dini hassasiyetler konusundaki duyarsızlığını gözler önüne serdi.
Kennedy'nin sözleri ve tepkiler
Robert F. Kennedy Jr., katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, 'Arapların bilim veya edebiyat üretmediğini' ve bu nedenle Nobel gibi büyük ödülleri kazanamadıklarını iddia etti. Kennedy, bu durumun arkasında İslam dininin olduğunu öne sürdü. Sözler, sosyal medyada hızla yayılırken, insan hakları örgütleri, akademisyenler ve siyasetçiler tarafından kınandı. Tepkiler üzerine Kennedy'nin ofisinden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Eleştirmenler, Kennedy'nin iddiasının tarihsel ve bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirtti. Orta Doğu kökenli bilim insanlarının tıp, matematik, astronomi ve edebiyat alanlarında yüzyıllar boyunca önemli katkılar yaptığını hatırlatan uzmanlar, İslam Altın Çağı'nda yaşamış İbn Sina, El-Harezmi, İbn Rüşd gibi isimleri örnek gösterdi. Ayrıca, çağdaş dönemde de Arap ve Müslüman kökenli bilim insanlarının Nobel Ödülü kazandığına dikkat çekildi. Örneğin, Mısırlı bilim insanı Ahmed Zewail 1999'da Kimya Nobel'i almıştı.
Kennedy'nin sözleri, ABD'de Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı isimler tarafından da eleştirildi. Temsilciler Meclisi'ndeki Arap Amerikan Kongre Üyeleri Grubu, Kennedy'yi ırkçılık ve ayrımcılık yapmakla suçladı. Grup, 'Bu tür ifadeler, kültürel çeşitliliği ve bilimsel katkıları yok sayarak toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor' açıklamasında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Kennedy'nin açıklamaları, Orta Doğu'da da geniş yankı uyandırdı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, bölge basınında haber geniş yer buldu. Suudi Arabistan, BAE ve Mısır gibi ülkelerdeki akademisyenler, Kennedy'nin sözlerini 'cehalet ve önyargı' olarak nitelendirdi. Bazı yorumcular, bu tür açıklamaların ABD'nin Orta Doğu'daki imajını zedeleyebileceğini belirtti.
ABD'de ise Kennedy'nin sözleri, ülkedeki Müslüman karşıtı söylemlerin arttığı bir dönemde geldi. İslamofobiyle mücadele örgütleri, son yıllarda siyasetçiler arasında Müslümanlara yönelik ayrımcı ifadelerin arttığına dikkat çekiyor. Kennedy'nin bu açıklaması, Başkan Joe Biden yönetiminin 'çeşitlilik ve kapsayıcılık' politikalarıyla da çelişiyor.
Uzmanlar, Kennedy'nin sözlerinin bilimsel ve kültürel açıdan temelsiz olduğunu vurguluyor. Tarihçiler, İslam medeniyetinin bilim ve edebiyat alanında Rönesans'a ilham veren eserler ürettiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Arap edebiyatının dünya edebiyatına yaptığı katkılar (Binbir Gece Masalları, Modern Arap şiiri vb.) ve bilimsel buluşlar (cerrahi aletler, optik, cebir) göz ardı edilemez.
Kennedy'nin açıklamaları, aynı zamanda ABD'deki seçim atmosferinde yankı buldu. Cumhuriyetçi Parti içindeki aşırı sağcı gruplar, Kennedy'nin sözlerini desteklerken, Demokratlar ve bağımsızlar tepki gösterdi. Kennedy'nin daha önce de tartışmalı açıklamaları bulunuyor; özellikle aşı karşıtı görüşleri ve komplo teorileriyle gündeme gelmişti.
Olay, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) yetkilileri, kültürel çeşitliliğe saygı çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi'nden bir sözcü, 'Bu tür ifadeler, hoşgörüsüzlüğü körüklüyor' dedi. İngiltere ve Fransa'daki Müslüman topluluklar da Kennedy'yi kınadı.
ABD'deki Arap Amerikan toplumu, Kennedy'nin sözlerinin kendilerini derinden yaraladığını belirtti. Michigan, Illinois ve New York gibi eyaletlerde yaşayan Arap kökenli Amerikalılar, sosyal medyada kampanya başlatarak Kennedy'den özür talep etti. Bazı sivil toplum kuruluşları, Kennedy'nin görevden alınması için imza kampanyası başlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
RFK Jr.'ın İslam dinini hedef alan ve Arap toplumunu bilimsel üretkenlikten yoksun göstermeye çalışan sözleri, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir İslamofobi tartışmasını alevlendiriyor. Türkiye, uluslararası platformlarda İslam düşmanlığına karşı mücadele çağrısı yaparken, bu tür açıklamalar Batı'da Müslümanlara yönelik önyargının ne denli kurumsal düzeyde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki atılımları, İslam dünyasının potansiyelini yansıtarak Kennedy'nin iddiasını çürütüyor. Olay, Türk dış politikası açısından İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında ortak tepki geliştirme ihtiyacını hatırlatıyor.