İngiltere'de sağ popülist parti Reform UK, Manş Denizi üzerinden küçük teknelerle yapılan düzensiz göçü durdurmak için büyük ölçekli bir 'askeri operasyon' başlatma vaadinde bulundu. Parti lideri Richard Tice tarafından yapılan açıklamada, göçmen teknelerinin durdurulması için donanma gemilerinin ve askeri personelin kullanılacağı bir planının hazır olduğu belirtildi. Bu açıklama, partinin son kamuoyu yoklamalarında İşçi Partisi'nin gerisine düştüğü bir dönemde geldi.
Reform UK'in Göç Politikası
Reform UK, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen bir parti olarak, düzensiz göçü tamamen durdurmayı hedefliyor. Parti lideri Tice, 'Bu bir insani kriz değil, bir işgal' diyerek, sınırların korunması için sert önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Açıklanan plana göre, Kraliyet Donanması'na ait gemiler Manş Denizi'nde devriye gezecek ve göçmen teknelerini geri püskürtecek. Ayrıca, yeni göçmenlerin Birleşik Krallık'a girişini engellemek için deniz sınırında askeri bir tampon bölge oluşturulacak.
Parti, bu operasyonun maliyetinin yıllık 4 milyar sterlin olacağını ve bu kaynağın savunma bütçesinden karşılanmasını öngörüyor. Ancak eleştirmenler, bu planın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve göçmenlerin can güvenliğini tehlikeye atacağını belirtiyor. Göçmen hakları örgütleri, bu tür sert önlemlerin insani felaketlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Siyasi Bağlam ve Anketler
Reform UK'in bu açıklaması, partinin siyasi destekte düşüş yaşadığı bir döneme denk geliyor. Son YouGov anketine göre Reform UK, yüzde 15 oy oranıyla İşçi Partisi'nin (yüzde 44) ve Muhafazakar Parti'nin (yüzde 24) gerisinde. Parti, Brexit sonrası dönemde göçmen karşıtlığını merkeze alan bir politika izliyor. Ancak uzmanlar, bu tür radikal söylemlerin seçmeni etkilemekte zorlandığını, çünkü halkın ekonomik sorunlara odaklandığını belirtiyor.
İngiltere'de düzensiz göç, özellikle Manş Denizi'ni geçerek gelenler, son yıllarda önemli bir siyasi tartışma konusu. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında yaklaşık 30 bin kişi küçük teknelerle İngiltere'ye ulaşmayı başardı. Bu sayı, 2024'te düşüş gösterse de, hükümetin göç politikaları halen tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, Avrupa genelinde yükselen göçmen karşıtlığı ve sınır güvenliği politikalarının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, 2016 AB-Türkiye göç mutabakatı kapsamında düzensiz göçün önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. İngiltere'nin göçmenlere yönelik daha sert önlemler alması, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü göç müzakerelerinde dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, bu tür politikaların uluslararası hukuka aykırılığı, Türkiye'nin göçmenlere yönelik insani yaklaşımını vurgulamasına ve Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü eleştirmesine zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin sığınmacı politikası, Avrupa'daki sağ partilerin hedefi haline gelirken, bu gelişmelerin Ankara'yı diplomatik olarak etkileme potansiyeli bulunuyor.