İngiltere’de aşırı sağcı Reform UK partisinin, ülkede yaşayan Avrupa Birliği vatandaşlarına yönelik yeni bir düzenleme planladığı iddiası büyük tepki çekti. Guardian gazetesinin ulaştığı belgelere göre parti, Brexit referandumu sırasında verilen sözlerin aksine, AB vatandaşlarının oturum haklarını kısıtlamayı ve bazı durumlarda sınır dışı etmeyi öngörüyor. İnsan hakları örgütleri bu planı “kesinlikle skandal” olarak nitelendirirken, Nigel Farage liderliğindeki partinin Brexit sürecinde AB vatandaşlarına güvence verdiği hatırlatıldı.
Planın ayrıntıları ve tepkiler
Plana göre, İngiltere’de yaşayan AB vatandaşları, belirli bir süre içinde oturum izinlerini yenilemezlerse otomatik olarak yasal statülerini kaybedecek. Ayrıca, işsizlik veya sosyal yardım bağımlılığı gibi durumlarda sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacaklar. Reform UK sözcüsü planın “Adil ve kontrollü bir göç sistemi” için gerekli olduğunu savunurken, eleştirmenler bunun ayrımcı ve insanlık dışı olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık’ta 3,5 milyondan fazla AB vatandaşı yaşıyor ve bunların büyük çoğunluğu Brexit sonrası yerleşim statüsü (EU Settlement Scheme) kapsamında hak kazanmıştı. Liberal Demokratlar ve İşçi Partisi’nden de sert tepkiler gelirken, planın yasalaşması halinde uluslararası hukuka aykırı olacağı ifade ediliyor.
Brexit sürecindeki ironi
Reform UK’in bu hamlesi, Brexit referandumu sırasında Farage’ın “AB vatandaşlarının haklarına dokunulmayacağı” yönündeki açıklamalarıyla taban tabana zıt. 2016 kampanyasında Farage, “AB vatandaşları burada kalmaya devam edebilir” demişti. Göçmen hakları örgütü The3million’un direktörü, “Bu plan, Brexit sırasında AB vatandaşlarına verilen sözlerin tamamen ihlalidir. Bu bir ihanet” dedi. Avrupa Komisyonu da konuyu yakından takip ettiğini duyurdu ve olası anlaşmazlıklarda İngiltere’yi yükümlülüklerine uymaya çağırdı. Uzmanlar, planın Birleşik Krallık’ta işgücü açığı çeken sektörlerde ciddi sıkıntılara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Birleşik Krallık’ın göç politikasında yeni bir sertleşme dönemine girdiğini gösteriyor. Türkiye açısından doğrudan bir etkisi olmasa da, benzer popülist söylemlerin Avrupa’da yaygınlaşması Türk vatandaşlarının haklarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle vize ve oturum izni konularında AB ülkelerinde yükselen aşırı sağ söylem, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde ek bir gerilim unsuru oluşturabilir. Küresel ölçekte ise, Bu tarz politikaların uluslararası işgücü hareketliliğini kısıtlaması ve yabancı düşmanlığını körüklemesi endişe yaratıyor.