İngiltere'de sağ popülist parti Reform UK, yasadışı göçmen işçi çalıştıran işverenlere ağır yaptırımlar getiren tartışmalı bir planı kamuoyuyla paylaştı. Parti, işverenlerin çalışanlarının göçmenlik statüsünü bilmedikleri durumlarda bile sorumlu tutulacağını ve şirketlerin küresel cirolarının yüzde 10'u oranında para cezasına çarptırılacağını, patronların ise hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Plan, İngiltere'de göçmenlik politikalarının sertleştiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Reform UK lideri Richard Tice, planın 'İngiltere'deki yasadışı göçmenliği bitirmeye yönelik en kapsamlı önlem paketi' olduğunu savundu. Açıklamaya göre, işverenlerin yasadışı işçi çalıştırması durumunda uygulanacak cezalar, şu anki sınırdan çok daha ağır olacak. Mevcut sistemde, işverenlerin çalışanlarının göçmenlik durumunu kontrol etmesi zorunlu ancak ihlallerde genellikle idari para cezaları uygulanıyor; hapis cezası ise nadiren gündeme geliyor. Reform'un önerisi, işverenlere 'kasıt aramaksızın' sorumluluk yükleyerek caydırıcılığı artırmayı hedefliyor.
Parti yetkilileri, planın özellikle inşaat, temizlik, tarım ve gıda işleme sektörlerindeki yasadışı istihdamı hedef aldığını belirtiyor. Ayrıca, yasadışı işçilerin çalıştığı şirketlere devlet ihalelerinden men cezası getirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Ancak plan, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekti. İngiliz Ticaret Odaları sözcüsü, 'İşverenlerin yasa dışı istihdam karşısında daha dikkatli olması gerektiğini kabul ediyoruz, ancak orantısız cezalar küçük işletmeleri iflasa sürükleyebilir' dedi. Göçmen hakları savunucuları ise planın 'işverenleri yetkisiz işçilere karşı ayrımcılığa iteceğini' öne sürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Avrupa genelinde göçmenlik karşıtı söylemlerin yükseldiği bir dönemde yaşanıyor. Britanya'da hükümet, Ruanda'ya sığınmacı gönderme planları ve düzensiz göçmenlere yönelik sert önlemleriyle gündemdeyken, Reform'un bu çıkışı, iktidarı sağdan sıkıştırma amacı taşıyor. Muhafazakar Parti hükümeti, yasadışı işçi çalıştıran işverenlere yönelik mevcut cezaları artırma sinyali vermişti; ancak Reform'un önerisi, bu alandaki en uç yaklaşım olarak dikkat çekiyor. Avrupa Birliği ülkeleri de benzer tartışmalar yaşarken, İspanya gibi ülkeler düzensiz göçmenleri düzenlemeye çalışırken, İngiltere'deki bu çıkış, küresel göçmenlik politikalarındaki kutuplaşmanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, Türkiye'nin göç rotaları üzerindeki konumu nedeniyle yakından takip ediliyor. Türkiye, düzensiz göçmenlerin Avrupa'ya geçişinde önemli bir geçiş ülkesi olarak, AB ile yaptığı geri kabul anlaşması kapsamında benzer tartışmalar yaşıyor. İngiltere'deki sert önlemler, Avrupa'daki genel eğilimi güçlendirebilir ve bu durum, Türkiye'nin AB ile göç müzakerelerinde elini zayıflatabilir. Ayrıca, Türk iş dünyası için önemli bir pazar olan İngiltere'deki şirketlerin Türk işçi istihdamını etkileyebilecek bu tür politikalar, Türk vatandaşlarının İngiltere'de çalışma koşullarını da olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin bu gelişmeyi, kendi göç politikalarını gözden geçirirken ve AB ile ilişkilerinde dikkate alması gerekiyor.