Nijerya güvenlik güçleri, ülke tarihinin en kapsamlı kurtarma operasyonu olarak nitelendirilen bir harekâtla 300'den fazla kişiyi kaçıranların elinden kurtardı. Batı Afrika ülkesinin kuzeybatısındaki Sokoto ve Katsina eyaletlerinde gerçekleştirilen operasyonda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 317 kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Tinubu, kurtarma operasyonunu 'kahramanca bir başarı' olarak nitelendirerek güvenlik güçlerini tebrik etti. Operasyonun, bölgede artan kaçırma ve fidye olaylarıyla mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Nijerya'nın kuzeybatı bölgeleri, özellikle son birkaç yıldır silahlı grupların kitlesel kaçırma eylemleriyle gündemde. 'Boko Haram' ve 'ISWAP' gibi örgütlerin yanı sıra, bölgede faaliyet gösteren ve 'haydut' olarak adlandırılan silahlı çeteler, okul öğrencileri, köylüler ve yolcuları hedef alarak fidye talep ediyor. 2014 yılında Boko Haram'ın Chibok kasabasında 276 kız öğrenciyi kaçırması, dünya çapında geniş yankı uyandırmış, ancak kaçırma vakaları sıklıkla devam etmişti.
Son operasyonun, aylar süren istihbarat çalışmaları ve koordineli bir planlamanın ürünü olduğu ifade ediliyor. Güvenlik kaynaklarına göre, operasyonda kara kuvvetlerine ek olarak hava destek unsurları da kullanıldı. Kurtarma ekipleri, kaçırılan kişilerin tutulduğu ormanlık alanlarda çatışmalara girdi. Operasyonda güvenlik güçlerinden bazı askerlerin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
Nijerya hükümeti, kurtarılan kişilerin sağlık kontrollerinin yapıldığını ve psikososyal destek sağlandığını açıkladı. Aileleriyle yeniden birleştirilen kişilerin sayısının önümüzdeki günlerde artması bekleniyor. Bu başarı, Cumhurbaşkanı Tinubu'nun göreve gelmesinden bu yana güvenlik politikalarını sertleştirmesi sonrası geldi. Tinubu, kısa süre önce orduya kaçırma olaylarına karışanlara karşı 'topyekûn savaş' ilan etmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Nijerya'daki güvenlik krizi, yalnızca ülkenin değil, tüm Sahel bölgesinin istikrarını tehdit ediyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi komşu ülkelerde de benzer silahlı gruplar faaliyet gösteriyor. Bu ülkelerde darbe yönetimlerinin iş başına gelmesi, bölgesel güvenlik iş birliğini zayıflatmış durumda. Nijerya, bu bağlamda bölgesel bir güç olma iddiasını sürdürürken, terörle mücadelede uluslararası toplumun desteğini almayı hedefliyor.
Küresel ölçekte, bu tür başarılı operasyonlar, diğer ülkelerdeki benzer gruplara karşı mücadele yöntemlerine örnek olabilecek nitelikte. Ancak uzmanlar, sürdürülebilir güvenliğin yalnızca askeri operasyonlarla sağlanamayacağını, ekonomik kalkınma ve eğitim gibi uzun vadeli politikaların da gerektiğini vurguluyor. Nijerya'nın kuzeyindeki yoksulluk ve işsizlik, bu tür gruplara katılımı artıran temel faktörler arasında gösteriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Afrika kıtasında son yıllarda artan diplomatik ve ekonomik nüfuzu göz önünde bulundurulduğunda, Nijerya'daki güvenlik gelişmeleri doğrudan ilgi alanına giriyor. Nijerya, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri olup, iki ülke arasındaki savunma iş birliği de son dönemde artış göstermiştir. Türkiye'nin İHA ve SİHA teknolojisindeki başarısı, Nijerya gibi ülkelerin terörle mücadelesinde önemli bir araç haline gelmiştir. Bu operasyonun başarısı, Türkiye'nin de dâhil olduğu uluslararası güvenlik iş birliklerinin etkinliğini göstermesi açısından anlamlıdır. Ayrıca, bölgede istikrarın sağlanması, Türk şirketlerinin yatırım ortamını da olumlu etkileyebilir. Bu nedenle, Nijerya'daki güvenlik başarıları, Türkiye'nin Afrika politikasının amaçlarıyla örtüşmektedir.